Noel Düşünceleri

 

 

            Bugün 2004 Yılı’nın son günü. Bir alış veriş telâşıdır sürüp gidiyor. Birkaç gündür trafik geçilmez hâle geldi. Noel Baba kılıklı soytarılar titreyerek ortalıkta dolaşıyorlar. Ceplerinde beş parası olmayan fukara şans tâcirlerinin “trilyon dağıtması”ndaki ironik tezat, beni hep üzmüştür. Batılılaşmanın “Hristiyanlaşma” olduğunu zanneden bir avuç kimliksiz mukallit haricinde, henüz cemiyetimizde, çocuğunun çorabına hediye paketi koyup da, “Sana Noel Baba getirdi” diyen ailelere pek rastlanmıyor ama çam ağaçlarını süsleyip hediye paketleri asan, parası bol kültür fukarası sonradan görmeler de az değil.

            Çocuklarımız da, hediye hayâlleri ile uykuya dalmıyorlar; lâkin koskoca bir toplum 15 trilyonluk büyük ikramiyeli Millî Piyango rüyaları görüyor. İnsanımızın refah seviyesi, Noel Baba’nın tüketim toplumundan ziyade Andersen masallarındaki “Kibritçi Kız”ın hüznünü ve ıstırabını aksettiriyor.

            AB’li Noel Babalar, Türkiye için gönderdikleri hediye paketlerini etnik ve dinî ayırıma göre hazırlamışlar. Kürtler’in paketinden federasyon ve özerk yönetim, Alevîler’in paketinden ayrı bir din, sünnî Türkler’in paketinden de fırlayan yaylı bir palyaço çıkıyor.

X X X

            Türkiye kendi işinde, gâilesinde ve derdinde... Halk, bir gün sonra vedâ edeceği bol sıfırlı ve değersiz paraları içini çekerek harcamakla meşgûl. Bugünkü Cuma Hutbesi’nde hocalar, haklı olarak Noel kutlamalarına verip veriştirecekler; içki ve kumarın kötülüklerinden bahsedecekler. Lâkin, gene de bir hayli yaygın bir soru dolaşıp duracak: “Akşam ne yapıyorsunuz?”

            Bir yanda, yeni asgarî ücret tutarı 350 milyon lira ile bir ay nasıl geçineceğini yılbaşı hindileri gibi düşünüp duran çoğunluk; diğer yanda bu parayı ve milyarları bir gecede harcayan azınlık ve bu çelişkiyi “Çağdaş Türkiye” zanneden, fildişi kulelerindeki tuzu kuru aydınlar... İster misiniz, bir gün kulelerinden çıkıp da Marie Antoinette edâsıyla “Jingle Bells” diye Krismıs şarkıları söyleyerek, “Devlet, Noel’de herkese birer kırmızı don dağıtsın; vatandaşlar don giyip donansınlar” deyip sosyal adalet teorisinde yeni sayfalar açsınlar?!...

X X X

            “Canım, bu gece Noel değil ki; Noel 24 Aralık’taydı, şimdi biz sadece yeni yılı kutluyoruz” şeklindeki itirazları duyar gibi oluyorum. Ben diyorum ki, bu bal gibi bir Hristiyan kutlamasıdır; Hristiyan dünyasının dinî bayramıdır. Bu gece Hristiyan âleminde sabahlara kadar dinî âyinler yapılır. İnanmıyorsanız, açın da batı televizyonlarını seyredin. Bizimkiler dansöz oynatarak, her türlü sululuğu yaparak yeni yıla girerken, Batı âlemi kiliselerde âyinler yapıyor. Hiç değilse bu gece Hz. İsa’nın ruhuna bir fatiha okuyalım; ne de olsa bizim de peygamberimiz...

            Bu arada, artık Mevlid Kandili’ni de hatırlarsınız değil mi? Sırası gelmişken, Kadir Gecesi’nde ve Ramazan Bayramı’nda hunharca, acımasızca katledilen Irak’lı, Filistin’li, Çeçen kardeşlerimizle, Güney Asya’da hayatını kaybeden ve aç, sefil titreyen insanları da unutmazsınız inşaallah...

X X X

            Niyetim, kimsenin ağzının tadını bozmak değil. Aslında, daha önce de yazdığım gibi, 1950’li yıllardan itibaren toplumumuz kendine mahsus bir “yılbaşı kutlaması” geliştirmiş; yılbaşı kutlamaları bir sosyal çatışma ve huzursuzluk kaynağı olmaktan uzaklaşmıştır. Konu komşu ve akraba-yı taallûkatın bir araya gelmesinde; kestane pişirip kuru yemiş atıştırıp tombala oynayarak televizyon seyretmesinde elbette bir fenalık yoktur. Bu açıdan bakılınca, toplumdaki orta sınıfın yılbaşı kutlamaları, artık eskiden olduğu gibi bir toplumsal çatışma alanı olmaktan çıkmış; tam tersine yeni bir “sosyal yakınlaşma” vesilesi haline gelmiştir.

            Gene de ben, bazı kimselerin, yılbaşılara dinî bayramlardan daha fazla önem vermesine üzülüyorum. Özellikle bayram hediyelerinin yerini yılbaşı hediyelerinin almasına gönlüm razı olmuyor. Günümüzün dünyasında artık çanlar ile ezanların bir arada hoşgörü ile karşılanması gerektiğinin farkındayım. Lâkin benim gönlüm ezandan yana... İnancım ve kültürüm beni yılbaşından çok bayrama yaklaştırıyor. Zaten önemli olan da farklılıkları bilerek ve müsamahayla karşılayarak kendi inancını ve kültürünü yaşamak değil mi?

X X X

            Hristiyan vatandaşlarımızın Noel’ini kutluyorum.

            2005 Yılı’nın Türkiye’ye, Türk ve İslâm Dünyası’na ve bütün insanlara hayırlara vesile olmasını diliyorum.

            Yeni yılınız kutlu olsun.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2004 YILI YAZI LİSTESİ