Abdülkadir Aksu ve “MOBESE Projesi”

 

 

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Mülkiye’den sınıf arkadaşım ve yakın dostumdur. Kendisini 43 seneden beri tanırım. Lâkin, bu yazdıklarımda, aramızdaki köklü dostluk münasebetlerinin hiç bir subjektif tesiri yoktur.

Aksu, vatansever, inançlı, dürüst ve çalışkan hüviyetini kırk yıldır değiştirmemiştir. Gerçek bir halk çocuğu olan Aksu, hâlen parti grubu ve tabanıyla en iyi ilişkiler kurabilen siyaset adamı olmuştur. Ülser ağrısını aksettirmeyen devamlı mütebessim çehresiyle herkesin yardımına koşmaya çalışmış ve kendisini arayanlara mutlaka cevap vermiştir. Hem İçişleri Bakanlığı gibi 24 saat tetikte olmayı gerektiren bir vazife icra ederken, hem de politikada başarılı olabilmek her yiğidin harcı değildir. Bu sebepledir ki 60 sonrası devrede, İçişleri Bakanı olarak merhum Dr. Faruk Sükan ile Abdülkadir Aksu’nun adları anılmaktadır.

İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı gibi muhataralı bir iştir. Bu görevlerdeki bakanların, yıpranmadan icraatta bulunmaları zordur. Niyetimiz, Aksu’yu övmek değil, tevazu ve koşuşturma içerisinde gözardı edilen bazı önemli icraatlarını duyurmaktır.

X X X

            Geçen hafta, MOBESE (Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu) Projesi’nin açılışı yapıldı. Bu projeyle, 14 milyonluk nüfusuyla dünyanın 9. büyük megapolü olan ve nüfusumuzun beşte birinin yaşadığı İstanbul’un güvenlik hizmetlerinin daha etkin ve süratli yürütülmesi sağlanacak. Proje çerçevesinde kurulan “Ana Komuta Merkezi”nde, İstanbul Polisi’nin bütün faaliyetleri dijital harita üzerinden gözlenecek. 1000 tanesi Tablet PC olmak üzere, 3500 polis aracına yerleştirilen cihaz üzerinden, polis ekipleri birbiriyle ve komuta merkeziyle veri alımı, veri transferi ve merkezî bilgi bankasından şahıslar ve araçlarla ilgili araştırma yapabilecekler. Şehrin, suç işlenme ihtimalinin olduğu bir çok cadde, meydan ve sokak, yerleştirilen kameralar sayesinde devamlı olarak takip edilebilecek.

Ayrıca 150 adet “Seyyar Karakol Ünitesi” (Mobil-K) kurulmuş. MOBESE’de; Komuta Kontrol Merkezi (KKM) ve Mobil Otomasyon Yönetim Merkezi (MOYÖN) dışında, Araç Takip Sistemi (ATS), Plâka Algılama Sistemi (PAS), Bölge Görüntüleme Sistemi (BGS), Asayiş Otomasyon Sistemi (ASOS), Mobil Araç Sorgulama Sistemi (MAS), Karınca Evrak Transfer Sistemi (KETSİS), Nezarethane İyileştirme ve Kontrol Sistemi (NİKS) ve Muhtarlık Otomasyon Merkezi (MOS) kurulmuş; İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bilgisayar Ağı (İEMNET) gerçekleştirilmiş.

            Projeye emeği geçenlerden İstanbul Valisi Muammer Güler, MOBESE’nin, “teknoloji olarak en yeni, en gelişmiş, en kapsamlı ve dünyada benzeri olmayan bir proje” olduğunu söylüyor.

X X X

Size, bilgisayar teknolojisinin en yoğun ve başarılı şekilde kullanıldığı, “e-devlet”e en fazla ayak uyduran devlet kuruluşu hangisidir, diye sorsam, herhalde teknik bakanlıklar ve kuruluşlar aklınıza gelir. Halbuki son dönemde, klâsik bir bakanlık olan İçişleri Bakanlığı, bu konuda en süratli ve başarılı projelere imzasını atmıştır.

Kırk yıldır sürünen “MERNİS” nüfus bilgisayar projesi, ancak son dönemde uygulanmaya başlanmış; ayrıca “KİMLİK PAYLAŞIM SİSTEMİ” ile bu yıl 130 milyon kişinin (vefat eden ve vatandaşlıktan çıkanlar da dahil) bilgileri ayrı bir veri tabanına aktarılmıştır. Ayrıca, “POL-NET”, “YEREL-BİLGİ”, “TRAFİK BİLGİ SİSTEMİ” gibi dijital projeler uygulamaya konulmuştur.

Buna ilâveten, “polisin eğitim sistemini yükseltmeye yönelik bir dizi proje” gerçekleştirilmiş; bir yandan polis kaynağı “Polis Akademisi”ne ve “Polis Meslek Yüksek Okulları”na kaydırılırken, diğer yandan geçmişte polis teşkilâtına alınan lise mezunlarına, son iki yılda 65 bin polisin kaydını yaptırdığı “Polis Meslek Eğitimi Ön Lisans Programı” başlatılmış; ODTÜ ile işbirliği yapılarak uzaktan “E-Öğrenme Projesi” gerçekleştirilmiştir. Birkaç yıl içinde yüksek öğrenimi olmayan polis kalmayacaktır. Ayrıca, polis sayısının dünya standartlarına çıkarılması için yeni 10 bin polis projesi başlatılmıştır. Bu arada “Toplum Destekli Polislik Projesi”ni de zikretmeden geçemeyeceğiz.

X X X

            Lâkin, beni en fazla Aksu’nun şu beyanları heyecanlandırdı ve sevindirdi: “Güvenlik politikalarımızı, sadece suç ve suçlu olgusuna değil, aynı zamanda kişisel hak ve özgürlükleri korumayı esas alan bir anlayışa göre oluşturuyoruz. Bireye saygı, insan sevgisi, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, şeffaflık ve katılımcılık gibi değerleri, güvenlik anlayışımızın temel ilkesi olarak kabul ediyoruz.”

            Bu bakış açısının güvenlik teşkilâtlarına yerleşmesi, Türkiye’nin insan hak ve hürriyetlerinin tam olarak sağlandığı demokratik sisteme geçişinin en sağlam teminatıdır.

            Biliyoruz, bu beyanlar karşısında, devlete ve güvenlik kuruluşlarına karşı olmayı meslek edinmiş bazı havalı aydınlar dudak bükeceklerdir. Lâkin, halkımız elini vicdanına koyup son birkaç yılda katedilen mesafeyi düşününce, bu ifadelerin değerini anlayacaktır.

X X X

                Başta Bakan Aksu olmak üzere, 21. yüzyıla lâyık bu projeleri gerçekleştirmede emeği geçen herkesi tebrik ediyoruz.
 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ