TÜRKİYE İSRAFI ÖNLEME YILI   : 2004

 

 

            Köşe yazarları olarak, bazen gündeme kapılıp hep aynı şeyleri yazdığımızı görüyorum. Özellikle son bir yıllık dönemde başta Irak-ABD krizi, Kıbrıs meselesi ve AB olmak üzere, öncelikli olarak dış politika konuları arasında dolaştık durduk. Bu arada, “irtica hayâleti” de sütunlarımızdan hiç eksik olmadı. Halbuki Türkiye’de, üzerinde düşünmeye ve yazmaya değer o kadar çok gelişmeler oluyor ki...

X X X

            Diyarbakır Milletvekili Prof. Dr. Aziz Akgül, Kara Harp Okulu’ndan talebemdi. İzin günleri, çok sevdiğim öğrencilerimi eve çaya dâvet eder; beraberce kitaplığımı düzenler ve akademik yayınlar üzerinde konuşurduk. Son derece başarılı bir akademisyen ve iyi bir asker idi. Yarbay rütbesinde kendi isteğiyle emekliye ayrıldı; işletmecilik ve kamu yönetimi konularında, uygulamaya yönelik akademik araştırmalarına ve çalışmalarına devam etti. Prof. Dr. Aziz Akgül, o enerjik ve kabına sığmayan yapısıyla, önceleri politikaya ayak uydurmada güçlük çektiyse de, şimdi gece gündüz çalışarak “yeni projeler” üretiyor. Zenginliğin yaygınlaştırılması için mikrokredi uygulaması: “Türkiye Grameen Mikrokredi Projesi”, geçtiğimiz dönemde kamuoyuna sunuldu ve sesiz sedasız uygulamasına başlandı. Akgül’ün bu projesini ayrı bir yazımda anlatacağım.

X X X

            Bugün sizlere, Akgül’ün kurucusu olduğu ve mütevellî Heyeti Başkanlığı’nı yaptığı “Türkiye İsrafı Önleme Vakfı”nın faaliyetlerinden bahsetmek istiyorum. Türkiye İsrafı Önleme Vakfı, 2004 yılını “Türkiye İsrafı Önleme Yılı” olarak ilân etmiştir. Bu konudaki gaye, “ülkemizde toplumsal menfaatlerin ön plana çıkarılması, topyekûn kalkınma ve refahın sağlanması amacıyla, israf olarak nitelendirilebilecek gereksiz, amaçsız ve yararsız yere mal, emek, zaman ve kaynak harcamasının önlenmesi ve israfla mücadele bilincinin yerleştirilmesi çalışmaları çerçevesinde ilgili kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon amaçlanmaktadır” şeklinde belirtilmiştir.

            Bu gayeye ulaşabilmek için bütün kamu kurum ve kuruluşlarındaki kaynak kullanımında etkinlik ve verimliliği dikkate alan “80/20 Prensibi” ile yönetimde vatandaşa öncelik veren ve sıfır hatâyı esas alan “Altı Sigma” yönetim yaklaşımı benimsenmiştir.

X X X

            Bizim inanç sistemimiz, tevazu ve tasarruf esasına dayanır. Gösteriş için tüketim, lüks ve ihtişam, hiçbir zaman makbul sayılmamıştır. “İsraf haramdır” buyrulmuştur. Türk ekonomisini bugüne kadar dara düşüren ana unsur, sadece kaynakların kıtlığı değil, bu kıt kaynakların büyük ölçüde israf edilerek kullanılmasıdır. Akgül’ün araştırmalarına göre, genel olarak israf alanlarının sıralanmasında şu tasnif ortaya çıkıyor:

            1) En çok israfın olduğu Altın Alanlar: “Kötü yönetim ve yolsuzluk” sonucunda, 2002 yılında yaklaşık 43,5 katrilyon lira faiz ödemesi yapılmış; sosyal güvenlik kuruluşları açıkları ile plânsız ve verimsiz yatırımlar 10 katrilyondan fazla açık verilmesine sebep olmuş; bankacılık sektörü ile ihalelerdeki kayıplar da 66 milyar dolara baliğ olmuştur.

            2) Altın alanlara nazaran daha az israfın olduğu Gümüş Alanlar: Bunlar, yanlış eğitim ve istihdam politikaları ile aynı işi yapmakla görevli çok sayıda kamu kurum ve birimlerinin oluşturduğu hantal devlet yapısından ortaya çıkan giderlerdir. Bu giderlerden en az 15 katrilyon lira tasarruf edilebilir.

            3) Bronz Alanlar: Devletin gerekli hizmet ihtiyacı dışında kalan fazla bina, tesis, araç, gereç, demode sistemler ve arabalar.

            4) Bireysel İsraf Alanları: Tüketici bilgi ve bilincinden yoksunluk sonucunda her kesimdeki küçük israflar ve kayıplar. Özellikle günlük ekmek, su ve enerji israfı, trilyonlarca liralık kaynak israfına yol açmaktadır.

X X X

            Bu çerçevede; 2004 yılı boyunca, önce Türkiye’de israfın önlenmesine yönelik çalışmalarla ilgili bir “yol haritası” hazırlanacaktır. Bu maksatla, kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları bünyesinde “2004 Türkiye İsrafı Önleme Çalışma Grupları” oluşturularak çalışmaya başlanacaktır. İsrafı Önleme Vakfı, bu çalışmalarda “sıfır hatâyı hedefleyen Altı Sigma Yönetim Yaklaşımı” ile “kaynak kullanımında 80/20 Prensibi”nin uygulanmasını tavsiye etmektedir.

            “Sigma”, istatistikte bir değişkenlik ölçüsü olan “standart sapma”yı gösterir. Teknik teferruata dalmadan, kısaca ifade edersek, “Altı Sigma Metodu” ile ürünlerde ve hizmetlerde milyonda 3,4 hatânın altına düşülmekte, bir bakıma hatâ sıfırlanmaktadır. Bu yöntem ile, hatâlı hizmetlerden kaçınılması, maliyetin azaltılması, hizmet kalitesinin ve güvenilirliğin temini, yönetimde israfın önlenmesi ve vatandaşa değer verilmesi sağlanacaktır. Kaynak kullanımında kısaca “80/20 Prensibi” denilen metodu kullanarak, yönetimde “ehem” ile “mühim”in tefriki, yani daha çok önemli ile daha az önemli olanın ayırt edilmesi sağlanmakta; böylece yöneticilerin sınırlı zamanı en iyi şekilde kullanmaları hedeflenmektedir.

X X X

            Vakıf, örnek bazı hizmet standartları tesbit etmiş. Buna göre;

·                    Şirket kuruluşları ve ana sözleşme değişiklikleri 1 saatte sonuçlandırılabilir.

·                    Tüketici sorunları 1 saat, en fazla 3 günde çözümlenebilir.

·                    Kooperatif kuruluş talepleri 1 saatte sonuçlandırılabilir.

·                    Şirket ve kooperatif genel kurul talepleri 10 dakikada incelenebilir.

·                    Sanayi sicil talepleri 2 saatte sonuçlandırılabilir.

·                    Ölçü ve ayar muayeneleri 15 dakikada yapılabilir.

X X X

            Prof. Akgül, yalnız 2002 yılındaki 43,5 katrilyon TL iç borç faiz ödemesi yapılmayıp tasarruf edilmiş olsaydı; bununla alternatifli olarak şu hizmetlerin yapılabileceğini söylüyor:

            - Her biri 50 milyar değerinde 870 bin konut yapılabilir ve konut sorunu çözümlenebilirdi.

            - Her biri 300 yataklı ve tanesi 15 trilyon değerinde 2.900 hastane yapılabilirdi.

            - Her biri 1 trilyon değerinde 16 derslikli 43 bin ilköğretim okulu yapılabilir ve derslik başına 30 öğrenci hedefine ulaşılabilirdi.

            Liste bu şekilde uzayıp gidiyor.

X X X

            Dış politikanın “gayyâ kuyusu”nda eşelenip duranlar, 80 yıllık siyasî partilerinde tek bir proje üretemeyen “kısır politikacılar”, irticadan ve laiklikten başka lâf bilmeyen “jakoben papağanlar”, Aziz Akgül Hoca’nın dediklerine kulak versinler de, biraz ufukları açılsın...

            “2004 Türkiye İsrafı Önleme Yılı”nı candan destekliyoruz.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2003 YILI YAZI LİSTESİ