İyi Fakat Eksik İcraat

  

 

            Erdoğan Hükûmeti, çeşitli yönlerden tenkid edilebilir ama bu hükûmete hiç kimse, tembel, hareketsiz ve icraatı az diyemez. AK Parti yönetimi, 27 aylık pek de uzun olmayan iktidar döneminde, yoğun bir icraat programı gerçekleştirmiş; reformlar yapmış, AB uyum paketleri ve kanunlar çıkarmış, toplum ve devlet hayatını tanzim eden yeni uygulamalara girişmiş ve dış politikada yoğun bir faaliyet dönemine imzasını atmıştır.

            Kırk yıllık bürokratlıktan gelen bir müşahademi nakledeyim: Devlet işlerinde kim çok fazla çalışır da yeni işlere girişirse, en fazla hatâyı da o yapar. Üzerine hiç sorumluluk almadan memuriyeti boyunca koltuğunda oturanlar, hep en az hatâ yapan kişilerdir. Tabiatıyla, bu konuda makbul olan, hem çok çalışan hem de en az hatâ yapandır. Bu da, ancak bilgi ve tecrübeyle mümkün olabilir.

            Bürokraside, eğer sadece yanlış yapandan değil, hiç yapmayandan da hesap soramazsak; tembel ve sorumluluk almaktan kaçan görevliyi teşvik etmiş oluruz. Siyasette de, yıllardır koltuğunda oturan ve icraatta bulunmayan rahat, ensesi kalın, “kaşarlanmış politikacı” tipi; genç, dinamik, çalışkan, iyi niyetli fakat acemi ve tecrübesiz politikacı tipini -biraz da kıskançlıkla-, hep acımasızca tenkit etmiştir. Bu konuda, özellikle statükocu CHP muhalefeti pek mahirdir.

X X X

            Erdoğan Hükûmeti’nin son birkaç icraatını gözden geçirdiğimizde, olumlu ve iyi niyetli bu icraatın, bazı uygulama noksanlıkları yüzünden tenkit edildiğini görüyoruz. Bunlardan üç tanesini kısaca değerlendirmek istiyoruz:

            1. SSK HASTANELERİ: SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devri, fevkalâde isabetli ve yerinde bir karardır. Bu sûretle; sigortalı işçiler daha iyi sağlık hizmeti alabilecekler ve SSK hastanelerinin içler acısı durumu düzeltilecek; Çalışma Bakanlığı ve SSK, sağlık hizmetlerinin yükünden kurtulmuş olarak asıl görevleri olan sosyal güvenlik hizmetlerini daha iyi yürütebilecekler ve bütün sağlık hizmetlerinin Sağlık Bakanlığı’nda koordine edilmesi gerçekleştirilmiş olacaktır. Bu uygulamada, sağlık ve tedavi hizmetlerinde memurlara göre daha az imkâna sahip bulunan işçilerin haklı beklentileri bulunmaktadır.

            Ancak, daha henüz iki gündür başlayan yeni uygulamada önemli bir koordinasyon eksikliği görülmüş ve özellikle ilâç temini konusunda büyük bir sıkıntı yaşanmıştır. Önümüzdeki birkaç gün içerisinde bu sıkıntıların ortadan kalkacağı ve ilâç konusu da dahil olmak üzere sigortalıların eskisine göre çok daha iyi bir duruma geleceği, aslında herkes tarafından bilinen bir gerçektir.

            Bu kargaşada, hastaların isyanını anlamak lâzımdır. Bu sıkıntıları aksettirmek de basının vazifesidir. Başbakan Erdoğan, basına karşı samimî tehevvüründe haklı değildir. Bu nevi sıkıntılarda, mübalağalı şekilde de olsa görevini yapan basını karşıya almak, basının hedefin üstüne gitmesinden başka bir netice vermez. Mal bulmuş mağribî gibi meselenin üzerine atlayan muhalefet ise işler düzelince mahcup olacaktır.

            Lâkin, Başbakan Erdoğan’ın, bu devir işleminin aylar öncesinden bilinmesine rağmen, iyi organizasyonu yapamayan, gerekli tedbirleri alamayan ve bu olumlu icraatı olumsuz hâle getiren ilgililerden hesap sorması gerekir.

            2. ÖĞRENCİ AFFI: Daha önce de öğrenci affını, sosyal huzuru sağlayacak bir tedbir olarak desteklemiştik. Ancak, bu müsbet uygulama da , geçici ve eksik icraata yeni bir örnek teşkil etmiştir. Bu konuda ön bir plânlama ve çalışmanın yapılmamış olması, uygulamada çeşitli güçlüklere ve huzursuzluklara sebebiyet verecektir.

            Asıl önemlisi, bir “Yüksek Öğrenim Reformu”nu gerçekleştirmeden ve milletin bağrına antidemokratik bir hançer gibi sokulan YÖK meselesini halletmeden “öğrenci affı”na gidilmesi, yaraya pansuman yapıp acısını dindirmeye benzeyecek; lâkin aslâ köklü bir iyileşme sağlamayacaktır.

            Öğrenci affı, “başörtüsü yasağı”nı çözümleyen değil; bu yasağa sosyal meşrûiyet kılıfı geçiren eksik bir icraattır.

            3. KREDİ KARTLARI: BBDK Başkanı’nın açıkladığı kredi kartlarının düzenlenmesi konusundaki kanun tasarısı da, hiç şüphesiz olumlu bir icraattır. Aslında, bir sosyal fâcia hâline gelmiş kredi kartları uygulamasına müdahalede geç kalınmıştır.

            Kredi kartlarına bileşik faiz uygulamasının kaldırılmasının ve getirilen diğer yeniliklerin kısa zamanda önemli bir ekonomik ve sosyal rahatlama meydana getireceğini ümit ediyoruz. Ancak, kredi kartları yoluyla taksitlendirme ve kartların faiz oranları konusunun daha iyi araştırılması gerektiğini düşünüyoruz.

            Piyasa ekonomisinde faiz oranlarına fazla müdahaleden yana değiliz. Ancak, gelişmiş piyasa ekonomilerinde nakit kullanımının yerini alan kart sisteminde, Türkiye’deki kadar yüksek faiz uygulamasının bulunmadığını işaret etmek istiyoruz.

X X X

            AK Parti İktidarı, güzel icraatta bulunuyor. Lâkin bu icraatın bir kısmı eksik hazırlanıyor ve öylece uygulamaya konuluyor. Bu da, iktidara “takdir” yerine “tekdir” getiriyor..

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ