GARDAŞ NEREYE?

 

 

            Nereye gidirsen benim akılsız gardaşım?... Seninle bin yıldır aynı kaynaktan su içiyor, aynı ekmeği, nanı bölüp yiyiyoruz. Senin tırnağına diken batsa benim canım yanıyor. Senin “türkülü ağıtların” benim de hicrânımı anlatıyor. Seninle ben asırlardır içiçe yaşıyoruz. Kız alıp verdik. Beraber sevindik, beraber güldük. Seninle aynı kıbleye yüz sürdük. Senin akrabandır diyerek, sınırlarımızın dışındaki peşmergelere bile, gün oldu sahip çıktık. Peki o halde bu ayrılık, gayrılık niye?...

X X X

            Lozan’da, “düvel-i muazzama” seni “azınlık” statüsüne sokmak isterken karşı çıktık; Müslüman azınlık olmaz, onlar bu memleketin asıl sahipleri arasındadır, onlar bizim gardaşımız, dedik. Yaşadığın yerler fakirdi; Türkiyemiz’in başka yerlerinden kazandığımızı getirip seninle paylaştık. Gardaşlığımızı bozmak için İngilizler, Amerikalılar, Fransızlar, Ruslar, Yunanlılar az mı uğraştılar? Ne yazık ki, son yirmi seneyi, gardaşı gardaşa düşman etmeye çalışan ihanetlerle geçirdik. Aramıza nifak tohumları ektiler...

X X X

            Aslında sen, Amerikalının da, Avrupalının da, Rusun da umurunda bile değildin. Çünkü sen bizim gardaşımızdın; sen Müslümandın. Senin ne yiyip içtiğini, ne derdinin olduğunu bunlar hiç düşünmediler. Akılları, fikirleri seni kullanmaktı. Seni istedikleri gibi kullanamadılar ama Irak’taki Barzanîleri, Talabanîleri, her türlü emellerine âlet ettiler. PKK’yı onlar kışkırttılar. Körfez Savaşı sırasında 36. paralel yasağını getirip Kuzey Irak’ı NGO adı altında casuslarla onlar doldurdular. Binlerce peşmergeyi onlar ajan olarak yetiştirdiler. “Çekiç Güç” himayesinde yeni siyasî oluşumların hazırlıklarını da onlar yaptılar.

X X X

            Batılıların niyetleri belliydi. Seni istismar edip kullanarak Orta Doğu’da İsrail’e yeni bir “jandarma güç” icat etmeye çalışıyorlardı. Türk, Arap, Kürt Müslümanların arasını bozarak Orta Doğu’da idareyi ellerine geçirip, eline birkaç dolar tutuşturacak, birkaç çuval arpa buğday ile seni satın alacaklardı. Senin insan hakların, senin refahın, senin devlet kurman bu yeni sömürgecileri hiç mi hiç ilgilendirmiyordu. İşte bu sırada Irak Savaşı başladı. Türkiye’yi idare edenlerin tecrübesizliğinden yararlanarak bu kriz sırasında Türkiye’yi devre dışı bırakıp peşmergeleri Musul ve Kerkük’e saldırttılar. Irak’ta yıllardır barış içerisinde yaşayan Arapları, Kürtleri, Türkleri birbirine düşürdüler. Irak’ta “Geçici Hükûmet Konseyi” kurdurup sünnî Arapların ve özellikle Türkmenlerin temsilini kasten küçülterek sosyal barışı dinamitlediler.

X X X

            Şimdi Barzanî, “etnik federasyon” teklif ediyor ve petrol kuyuları ile birlikte Kerkük ve Musul’a el koymaya hazırlanıyor. Nasıl olsa burnunun dibindeki Türkiye, lâlüebkem (dilsiz) bekliyor; 4 milyon Türkmene sırtını dönmüş, IMF’den alacağı dolarların hesabını yapıyor. Talabanî, Geçici Hükûmet Konseyi Başkan Vekili sıfatıyla, devlet başkanı havaları içinde dolaşıyor. Biz de gidip Kerkük’e, Musul’a otururuz; tapu ve nüfus kayıtlarını da yok ettik, ki tam sırası diye düşünüyorlar...

X X X

            Alan da gaçan mı gardaşım?!... Sana hiç Amerikalılar, İngilizler petrol kuyularını yedirirler mi? Oh ne güzel!... Bin yıllık Türkmen diyarının üstüne kurulup Arap şeyhleri gibi petrol zengini olacaksın, öyle mi?... Hayal görmekten ne zaman vazgeçeceksin benim akılsız gardaşım?... Bunlar sana petrolün varilini koklatırlar mı sanıyorsun?... Sana biçtikleri görev, sadece “boğaz tokluğuna jandarmalık”tan ibarettir. Bunu hâlâ anlamıyor musun?

X X X

            Gel etme, eyleme gardaşım, artık kendini kullandırmaktan vazgeç... Müşterek vatanımız Türkiye’de huzur içinde beraberce yaşayalım. Irak’ta da, Arabı ile, Kürdü ile Türkü ile yeni demokratik bir devlet kuralım. Bu devlet, etnik ve mezhebî ayrılıklar içinde bulunmasın. Demokratik, insan hak ve hürriyetlerine dayalı modern bir devlet olsun. Daha önce asırlar boyunca nasıl birlikte yaşamışsak, yarın Amerikalısı, İngilizi, topunu tüfeğini toplayıp çekip gittiğinde gene asırlar boyu bir arada yaşayacağız.

X X X

            Bak gardaşım, şunu hiçbir zaman aklından çıkarma; onlar seni sadece kullanmak istiyorlar. Biz seni seviyoruz. Çünkü sen bizim dünya, âhiret gardaşımızsın.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2003 YILI YAZI LİSTESİ