Sarıgül’ün Serencâmı

 

 

            Mustafa Sarıgül ile aynı dönemde milletvekili idik. Devamlı güleryüzlü, sımsıcak ve candan bir dost idi. Bazen TBMM’nin mescidinde karşılaşırdık. Sıra dışı bir CHP’liydi. CHP’li dostlar ve Deniz Bey bana darılmasınlar ama Sarıgül, diğer Türkiye sosyal demokratları gibi, halka tepeden bakan ve halkın değerlerinden kopuk bir siyaset adamı değildi. Aksine, aynı R. Tayyip Erdoğan gibi, halka yakın bir halk adamıydı.

            Sarıgül, sevilen bir milletvekili olduktan sonra çok sevilen bir belediye başkanı oldu. Son mahallî seçimlerde CHP’nin en yüksek oranlı oyunu alarak (yüzde 66) Şişli Belediye Başkanı seçildi. CHP Genel Başkanı Baykal onun için, “Sarıgül Türkiye’nin en başarılı ve en çalışkan belediye başkanıdır” demişti.

X X X

            Mustafa Sarıgül, CHP’nin başarısız, baskıcı ve antidemokratik yönetimine, demokratik şekilde baş kaldırdı. Sivas’tan başladığı mitinglerine devam ediyor. Geçtiğimiz Cumartesi günü Mersin’de yaptığı mitinge, çoğunluğu CHP tabanından 30 bin civarında kişi iştirak etti. Bugün CHP yönetimi ve Genel Başkan Baykal, Mersin’de miting yapsa, aynı kalabalığı toplaması imkânsız gibidir. CHP Genel Merkezi’nin tehditlerine rağmen, Sarıgül’ün Mersin Mitingi’ne 17’si CHP’li, 1’i bağımsız 18 milletvekili katıldı.

            Bu çıkışlar, Baykal’ın koltuğunu sallayabilir; ancak iddia edildiği gibi CHP’yi yıpratıcı olmamaktadır. Bilâkis, son günlerde Türkiye gündemine sadece “din aleyhtarlığı” ile gelen ve üzerine ölü toprağı serpilmiş CHP’nin lehine bir canlılık meydana getirmektedir.

            CHP yönetimi, bu faaliyetler karşısında, babası tutmuş Arap halayıklar gibi sinir krizleri geçireceğine, bunun demokratik bir rekabet olduğunu beyan ederek, olayı “parti içi demokrasi”nin tabiî bir tezahürü olarak kabullense; CHP, bu faaliyetlerden yararlanabilecektir. Lâkin, İttihat-Terakki’nin “Kâtib-i Umûmî” cuntasından tek parti diktasının CHP’sine tevarüs eden “zorbalık geleneği”, hâlen en şiddetli hâliyle bugünün CHP’sinde de devam edegelmektedir.

X X X

            Genel Merkez yârenlerinden Önder Sav ve Onur Öymen’in, Sarıgül hakkındaki yolsuzluk iddiaları, tüylerimi diken diken etti. Sen kalk Sarıgül’ü, Türkiye’nin en başarılı belediye başkanı ilân et; partinin Şişli Belediye Başkan Adayı yap; sonra parti içi muhalefete girişince “hırsız” ilân et... Sarıgül, yolsuzluk bile yapmış olsa, bu şartlarda size kim inanır?!...

            Şişli Belediyesi, İstanbul’un, hattâ Türkiye’nin en zengin ve bol imkânlı, dolayısıyla yolsuzluğa en fazla müsait olan bir beldesine aittir. Sarıgül’den önce Şişli’de Belediye Başkanlığı yapan Gülay Atığ, çeşitli yolsuzluklar yaptıktan sonra yurt dışına kaçmıştı. Sarıgül ise yıllardır Şişli’de Belediye Başkanlığı yapmaktadır ve hakkında en ufak bir yolsuzluk söylentisi çıkmış değildir. CHP yönetiminin, Sarıgül hakkındaki imar yolsuzluğu iddiasının taraflarından birisi, CHP’nin, yönetiminde söz sahibi olduğu T. İş Bankası’dır. Bu garip tezadı CHP Genel Merkez yönetimi nasıl açıklayacaktır?

            Eğer Sarıgül, gerçekten yolsuzluk yapmışsa, elbette bunun hesabını vermelidir. Bunun için İçişleri Bakanlığı gereken soruşturmayı yapmalıdır. Ancak, sonuç ne olursa olsun, CHP “Merkez-i Umûmî Cuntası”nın, siyasî rakibini karalamak için ona yolsuzluk çamurunu atması, Türk siyaset tarihinde bir kara leke olarak yerini almıştır.

X X X

            Türk demokrasisi hesabına, Sarıgül’ün bu demokratik mücadelesinde başarılı olmasını yürekten diliyorum. Lâkin, geçmişte “damdan düşmüş” birisi sıfatıyla, bunun çok zor olduğunu da biliyorum.

            CHP Genel Merkez yöneticileri ve özellikle Baykal, sert, müsamahasız ve hizipçi tavırlarını, her zaman olduğu gibi gene sergileyeceklerdir. Kemal Derviş’in yaptığı birkaç istişare toplantısına tahammül edemeyen, Ertuğrul Günay gibi ömrünü partisine vakfetmiş, dürüst, namuslu, mütefekkir ve demokrat bir siyaset adamını ihraç eden, yılların CHP’lisi milletvekillerini partiden atan bir zorba yönetim anlayışının, Sarıgül’ün mitinglerini hazmetmesi mümkün değildir.

            Sarıgül’ü, hem de “hırsız” damgası vurarak CHP’den ihraç edecek ve kendi dar dünyalarında yüzde 18’lik oylarıyla zavallı politikalarını sürdüreceklerdir.

            Benim Sarıgül’e bir dost tavsiyem var: Bu takdirde, hiç yılmadan, aldığı rüzgârı devam ettirerek TBMM’de grubu olan yeni bir sosyal demokrat oluşuma gitmelidir.

            Türkiye’nin, merkez-sol’da yeni bir oluşuma ihtiyacı vardır.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2004 YILI YAZI LİSTESİ