Kitâbiyât

 

 

            Hatırlayacaksınız, bundan birkaç hafta önce, dostlarımdan ve yayınevlerinden bana intikal eden kitapların bazılarını sizlere kısaca tanıtmıştım. Yazıdan sonra aldığım mesajlar ve edindiğim intiba şunu gösterdi ki, halkımız, işinin ehli ve alanında uzmanlaşmış değerli kalemlerin elinden çıkan ve her bakımdan takdire şâyan eserlerin birçoğundan bîhaber..

            Bu “bilgi eksikliği”nin tabiî ki çeşitli sebepleri var. Her şeyden önce yayınevleri, yayınladıkları kitapların tanıtımı ve reklâmı konusunda “oyunun kuralları”nı yeterince oynayamıyorlar. Yani, ürünün pazarlaması ve satışı için ön şart olan reklâm ve tanıtımı ihmâl ediyorlar: Böylece, kalitesi ve önemi ne olursa olsun, kitap, çok meraklı ve araştırmacı bir azınlığı istisna tutarsak, çoğunluk tarafından tanınmıyor ve tabiatıyla satılmıyor...

            Kitapsever vatandaşımız ise eğer kitapçıları ya da kitap fuarlarını çok sık dolaşmıyor ise, tanıtımı yapılmayan kitap hakkında bilgi sahibi olamıyor ve belki de ilgisini çekebilecek olan o kitabı alamıyor. Her türlü popüler rezaleti her gün her saat ekranlardan milletin beynine kusan televizyon kanalları, içinde kitap bölümü de olan “kültür-sanat programları”na rağbet etmediği için, vatandaşa ya gazetelerin kitap eklerinden veya köşe yazarlarının tavsiye yazılarından bilgi edinme şansı kalıyor (Bu vesileyle, çok önemli bir kültür hizmeti olduğuna inandığım “kitap ekleri”yle okurunu kitapla buluşturan-tanıştıran gazeteleri de kutluyorum).

            Bu Pazar da, üzerime düşeni yaparak, bana gönderilen birbirinden değerli çalışmalardan inceleyebilme fırsatı bulduğum birkaçını sizlerle tanıştırmak istiyorum.

X X X

            İlk eser -ki buna bir âbide eser de diyebilirim-, Prof. Dr. İdris Bostan’ın yazdığı “Kürekli ve Yelkenli Osmanlı Gemileri” adını taşıyor. Osmanlı Deniz Tarihi sahasında en önde gelen bilim adamı olan Prof. Dr. İdris Bostan, 460 sayfa, büyük boy, tamamı kûşe ve renkli baskılı bu devâsâ eserinde XIV. yüzyılda başlayıp, XVI. yüzyılda imparatorluğa dönüşen “Osmanlı Denizciliği”ni anlatıyor. Bunu yaparken çalışmasının omurgasına ise gemileri koyuyor. Yani, bu muhteşem eserin esas konusu, Osmanlı Deniz İmparatorluğu’nun meydana gelmesinde başlıca rol oynayan gemiler... Kadırgayla başlayıp kalyonla devam eden kürekli ve yelkenli gemiler; bütün özellikleriyle, resimleriyle, minyatürleriyle, plânlarıyla gözler önüne seriliyor. Hem okudukça, hem de birbirinden güzel resimleri gördükçe, Osmanlı İmparatorluğu’nun sadece kara savaşlarıyla değil, denizlerde de şiddetli şekilde cereyân eden donanma savaşları sâyesinde üç kıtaya hükmetmiş olduğunu anlıyoruz.

Kitabın ithâfnamesi, bizi çok duygulandırıyor: “Mağribden maşrıka ünlü deniz gâzisi, gemi mimar ve mühendisi, Cezayir Sultanı, mîrmîrân-ı deryâ Barbaros Hayreddîn Paşa’ya ve pîrlerinin izinde giden denizcilere hürmet ve minnetle...”

Tarihimize ve kültürümüze bu âbidevî eseri kazandıran Prof. Dr. İdris Bostan’ı  ve Proje ve Yayın Yönetmeni Dr. Coşkun Yılmaz’ı tebrik ediyorum (Bilge Yayınları, İstanbul. Tel: 0216. 492 31 25).         

X X X

            Size tanıtacağım ikinci dev eser “Destan ve Abide: Çanakkale”... Adı gibi kendi de âbide bir çalışma. Bildiğiniz gibi, Çanakkale Zaferi’nin 90. yıldönümü vesilesiyle bu yıl yoğun şekilde kutlama programları ve çeşitli faaliyetler düzenlendi. Belki de ilk defa Çanakkale Zaferi’nin önemi ve mâhiyeti bu yıl gerçek mânâda anlaşıldı ve idrâk edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Nisan ayında, sanatkâr ve genel müdür, değerli dostum Bayram Bilge Tokel’in genel yönetmenliği altında yayınladığı “Çanakkale” kitabı, bugüne kadar konuyla ilgili yapılmış çalışmaların en güzellerinden biri hüviyetinde... 290 sayfa, büyük boy, kuşe kâğıda renkli baskılı kitabın en önemli özelliği, başlangıcından sonuna Çanakkale Savaşı’yla ilgili çok sayıda resmi ihtivâ etmesi. Sadece bu resimler bile, bu çalışmayı mutlaka edinilmesi gerekli hâle getiriyor. Ayrıca, Çanakkale Zaferi’yle ilgili makaleler, kahramanlık hikâyeleri, Çanakkale Savaşı’nda Mustafa Kemal Atatürk’ün rolü, esir ifadeleri gibi konular da eseri tamamlıyor. Fakat bunlardan daha önemli olan bir şey daha var; o da eserdeki her cümlenin, her satırın İngilizce karşılığının da olması. Yani, kitap Türkçe-İngilizce olarak hazırlanmış, ki bu da çalışmaya uluslararası bir kimlik kazandırmış. Bu arada, editör Eren Safi’yi de tebrik ediyorum.

            Konu Çanakkale’den açılmışken, “Gelibolu Yenilginin Destanı” adlı kitaptan da bahsetmeden geçmek istemiyorum. Nigel Steel ve Peter Hart imzalı bu kitabın, benzerî diğer kitaplardan farkı, içindeki bilgilerin sıradan bir “İngiliz askeri”nin anlattıklarından meydana gelmesi... Yani, “politikacıların, generallerin ve amirallerin çizdiği savaş resminden” çok daha farklı bir yaklaşım var bu kitapta. Askerlerin mektuplarından, günlüklerinden ve kendileriyle yapılan konuşmalardan derlenmiş kitap, bizim açımızdan da, Çanakkale Savaşı’nın ve zaferinin önemini ve mânâsını aksettiriyor. Yakın tarihe ve özellikle de Çanakkale savaşına ilgi duyanlar için güzel bir çalışma olduğunu düşünüyorum (Epsilon Yayınları, İstanbul 2005).

X X X

            Üstâd Necip Fazıl Kısakürek’in bu yıl doğumunun 100. yıldönümü. Yani büyük mütefekkir ve şâir yaşıyor olsaydı, Mayıs’ın 26’sında “dalya” diyecekti. Türk edebiyatına  ve tefekkür hayatına damgasını vurmuş “Sultânu’s Şuar┠Necip Fazıl, şüphesiz ki adına ve şânına yakışan bir şekilde anılacaktır ve anılmalıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu anma faaliyetine önceden hazırlıklı olarak, doğumunun 100. yılı münasebetiyle ve O’na saygı ithafıyla, geçtiğimiz yıl  “Necip Fazıl” adlı hârika bir eser yayınladı. 400 sayfa, büyük boy, kûşe kâğıda renkli basım, bu geniş muhtevâlı kitapta Necip Fazıl’ın düşünce, fikir ve edebiyatıyla ilgili çok sayıda makale, inceleme, araştırma, yine O’nun resimleri eşliğinde okuyucuya sunuluyor. “Çile”nin, “Zindandan Mehmed’e Mektup”un, “Sakarya”nın şâiri, “Bir Adam Yaratmak”ın yazarı, “Büyük Doğu”nun mütefekkîri Necip Fazıl’ı bütün yönleriyle tanımak ve bilgilerini tazelemek isteyenlere tavsiyem: Bu kitabı kaçırmayın!

            “Doğumunun 100. yılında Necip Fazıl Kısakürek” eserini hazırlayan Mehmet Nuri Şahin ve Mehmet Çetin’i, bu titiz ve nâdîde çalışmaları için yürekten kutluyorum.

X X X

            Son olarak, Gökkubbe yayınları arasında çıkan “Osmanlı Devleti’nde Misyoner Okulları” adlı kitaptan kısaca bahsetmek istiyorum. Dr. Şamil Mutlu tarafından hazırlanan kitapta, 19. yüzyıl başlarında Osmanlı topraklarında tesirli olmaya başlayan misyoner faaliyetleriyle ortaya çıkan yabancı okulları; tablolar, resimler ve arşiv belgeleriyle ortaya koyan bu değerli çalışma, günümüz misyoner faaliyetlerini anlama açısından da iyi bir kaynak niteliği taşıyor (İstanbul, 2005, 472 sayfa, Tel: 0216. 327 65 61).

X X X

             Bu haftalık da bu kadar sevgili okuyucularım. Her zaman olduğu gibi, hiçbir bahaneye sığınmadan, her fırsatta kitap okumak için kendimize vakit ayıralım ve okumanın o eşsiz tadına varalım diyorum...

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ