Bilge Kağan Yolu

Nihayet Atayurt’umuzun merkezinde, efsanevi Ötüken Vadisi’ndeyiz. Tüylerimiz diken diken, gözlerimiz yaşlı ve heyecanlıyız. Alabildiğine uzanan bozkırın ortasında Türklerin Atayurdu’nda binlerce yıllık tarihimizi hatırlıyoruz.

XXX

Göktürk Kitabeleri “Türk” adının geçtiği ilk yazılı belgeler. Aslında  Göktürk Anıtları’ndan, ilk olarak 12. asırda yaşayan Arap tarihçi Cuveynî bahsediyor. Daha sonra 19. asrın sonunda Radloff, Orhun yazıtlarını yayınlıyor. Aynı tarihlerde, 1891’de, iki yıllık bir çalışma sonucunda  Danimarka Kraliyet Akademisi’nden W. Thomsen, Göktürk Alfabesi’ni çözerek yazıları okumayı başarıyor. Thomsen, Alfabelerde en çok karşılaşılan “Tengri” (Tanrı) kelimesini çözüyor. Daha sonra da yazıtlarda yine çok kullanılan “Türk” kelimesini çözüyor. Üçüncü olarak “Költigin” kelimesini çözdükten sonra “Runik Alfabesi” dedikleri Göktürk Alfabesi ortaya çıkıyor. Göktürk alfabesi 38 harften oluşuyor. Bu kitabelerde  Türk Milletini ilgilendiren ve milletin hayatına ışık tutan görüş ve düşüncelerden söz ediliyor.  732 yılında kardeşi Költigin adına yaptırılır. Daha sonra 735 yılında Bilge Kağan anıtı dikilir.

Bu kağanlara hizmet etmiş olan “Tonyukuk” adına da Ulanbatur’dan 40 km. mesafe uzaktaki Bayn Tsokto (Bayn Çokto) bölgesinde bir kitabe dikilir. Başbakan’ın heyetine dahil olan Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer “İlk Başbakanlık Müsteşarı Bilge Tonyukuk’muş, son Başbakanlık Müsteşarı da benim” derken, şaka yollu Türk Tarihinin büyüklüğünü ve derinliğini ifade ediyordu. Başbakanın da son derece heyecanlı olduğu ve duygulandığı görülüyordu. Orhun Kitabeleri’nde yalnız savaşçı olmanın değil bilge olmanın da önemi anlatılıyor. Bu ise iddia edildiğinin aksine Türk Milleti’nin tarihte sadece savaş gücü ile varlığını göstermiş bir Millet olmadığını, bilakis kültür ve medeniyetinin yüksek olduğunu gösterir. Bu “Bengütaş”ları Türk Milleti’nin bilgeliğinin (irfanının) de bir göstergesidir. Göktürk alfabesinin eski Türk damgalarından (sembollerinden) doğduğu ve Göktürk alfabesinin Osmanlı Tuğrasının ortaya çıkmasında ilham kaynağı olduğu biliniyor. Göktürk Devleti’nin kurucusu “Bumin Kağan”dır.

Bumin Kağan döneminden sonra bir ara Çinlilerin esareti altına düşen Göktürkler, İlteriş Kağan döneminde Çinlilerle diğer devletleri  yenerek  Göktürkleri yaşatmıştır. Türk egemenlik bayrağını Hunlardan devralan Göktürkler, Türk sözcüğünü ilk defa kendi milletleri ve devletleri için kullanmışlardır. Bu Türk sözünü son olarak da “TC” olarak Atatürk kullanmıştır.  Göktürkler 745 yılından sonra dağılmışlar ve yerlerine “Uygur Devleti”  kurulmuş ve Türklerin tarih içindeki altı bin yıllık macerası devam edegelmiştir.

XXX

Karakurum’a dönmek üzere helikopterimize doğru giderken Bilge Kağan’ın bize şöyle seslendiğini duyar gibi oluyorum:

“Ey Türk Milleti! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta kara yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir”

Türklüğümle iftihar ediyorum.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ