Sınır Ötesi Operasyonun Tam Zamanıdır

 

 

            Sabır büyük bir fazilettir. Lâkin devlet idaresinde “sabır” ile “acz”i karıştırmamak lâzımdır. Başbakan’ın, AK Parti Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmayı hararetle alkışlıyoruz ama artık sabrımızın taştığını da belirtmek istiyoruz. Erdoğan’ın ifadesiyle “Her gün başka bir şehrimizde albayrağa sarılı şehit cenazeleri kaldırılırken” elimiz kolumuz bağlı seyredersek, buna “sabır” denilmez; en hafif tâbiriyle “ihmalkârlık” ve “çekingenlik” denilir.

            Moğolistan ziyareti esnâsında, Erdoğan ile uçakta yaptığımız görüşmede, PKK terörüne karşı mücadele konusunda, onu kararlı bulmuş ve bu konudaki memnuniyetimizi yazmıştık. Başbakan Erdoğan, vatandaşın can güvenliğinin her şeyden önce geldiğini ve bir devletin en önemli vazifesi olduğunu ifade etmiş; hukuk içinde kalarak terörle mücadelede, “sınır ötesi operasyon” da dahil olmak üzere her türlü tedbirin cesaret ve kararlılıkla sonuna kadar alınacağını söylemişti.

            Lâkin, o günden bugüne yaklaşık üç aylık bir zaman geçmesine rağmen, henüz sınır ötesi operasyon konusunda bu cesaret ve kararlılık gösterilebilmiş değildir.

X X X

            Türkiye’nin, mâruz kaldığı PKK terörüyle mücadele konusunda “sınır ötesi operasyon hakkı” vardır.

            Şöyle ki:

            1. PKK terörünün kaynağı, Türkiye sınırının birkaç kilometre yakınındadır. Türkiye içindeki terör eylemleri, sınır ötesinde konuşlanmış bu kaynaklardan beslenmektedir. Teröre karşı güvenlik operasyonlarının neticeye ulaşabilmesi için bu kaynakların kurutulması şarttır.

            2. Türkiye, PKK terör yuvalarının bulunduğu Irak’taki kukla Irak Hükûmeti’nden de, hâkim güç ABD’den de, PKK terör yuvalarının kurutulması için defaatle resmî ve hukukî taleplerde bulunmuş fakat bu taleplerine karşı laf ü güzaftan, boş sözlerden ve oyalamalardan başka cevap alamamıştır.

            3. ABD’yi sarsan 11 Eylül Terör Saldırısı’nın akabinde, BM Genel Kurulu 28 Eylül 2001 tarih ve 1373 Sayılı Kararı almıştır. Bu karara göre, terör örgütlerine sağlanan siyasî, malî ve idarî desteğin önlenmesi; silâh, patlayıcı ve malzeme kaynaklarının kesilmesi; güvenli barınma ve rahat hareket etme kabiliyetinin engellenmesi ve haberleşme imkânlarının yok edilmesi gerekmektedir. Halbuki, PKK terör örgütünün Kuzey Irak’taki faaliyetlerine göz yuman, hattâ bu örgütü sinsice desteklediği ileri sürülen peşmergeler, Irak Hükûmeti ve müttefikimiz ABD, BM’nin 1373 Sayılı Kararı’na uymamaktadırlar.

            4. BM Genel Kurulu, ayrıca bu konuda daha da ileri giderek, özellikle Irak için 8.6.2004 tarih ve 1546 Sayılı Kararı almıştır. Bu karara göre, Irak’tan komşu ülkelere yönelen terörist faaliyetlerde, “transit geçiş”, “silâh temini” ve “finansman” sağlanması konularında bölge ülkeleriyle yakın işbirliğinin güçlendirilmesi, bir milletlerarası hukuk hükmüne bağlanmıştır. Buna karşılık, gerek Irak Hükûmeti, gerekse bölgedeki gerçek egemen güç olan ABD, kıllarını bile kıpırdatmamışlardır.

            5. Diğer taraftan, uluslararası hukukta “sıcak tâkip” diye adlandırılan bir teâmülî hukuk kuralı bulunmaktadır. Buna göre, suçluların (ve tabiî teröristlerin) yakalanabilmesi için, girilecek mesafenin ve kalınacak sürenin mâkul ölçüyü aşmamasına itina edilerek, komşu ülke topraklarına girilip operasyon yapılabilir.

            6. Nihayet, BM Antlaşması’nın 51. maddesine göre, devletlerin “meşrû müdafaa hakkı” vardır. Yani, bir devlet saldırıya uğradığı takdirde, kendisini savunma hakkına sahiptir. Terörist saldırılardan mutazarrır olan günümüz dünyasında devletlerin sahip olduğu bu hak, özellikle sınır ötesinden gelen terör saldırıları için geçerlidir.

X X X

            Hülâsa, Türkiye’nin PKK terörü karşısında sınır ötesi operasyon düzenleme hakkı doğmuştur. Türkiye’nin burnunun dibindeki Kandil Dağı’nda yuvalanan, C4 patlayıcılarıyla silâhlandırılan, Türkiye’ye geçişlerine göz yumulan PKK’nın terör eylemlerini engellemek için yapılacak bir sınır ötesi operasyon, artık “meşrû bir hak” hâline gelmiştir.

            Hükûmet bu konuda derhal kararını vermeli ve daha fazla zaman kaybetmeden operasyonu başlatmalıdır.

            Bu durumda, uluslararası câmianın ve özellikle ABD’nin söyleyecek sözünün olmaması gerekir. Kendi ülkesine yöneltilen terör eylemi gerekçesiyle, “deniz aşırı” ve “kıtalar ötesi” kalıcı işgal hareketlerinde bulunan ABD’nin, her fırsatta terör örgütü olarak ilân ettiği PKK üzerindeki sınır ötesi operasyona karşı çıkması gülünçtür. Buna rağmen operasyona karşı çıkabilecek olan ABD’nin, bu sebeple Türkiye ile bir çatışmayı göze alabileceğini sanmıyoruz.

            Erdoğan’ın bu çıkışını, ABD’nin PKK üzerinde düzenleyeceği bir operasyondan haberdar olup puan kazanmak için yaptığını iddia edenlere ise, iç politika rekabetini bir yana bırakarak neticeyi beklemelerini tavsiye ediyoruz.

            Yapılacak bu operasyon yüzünden uzatmalı aşkımız AB tehditler savurmaya başlarsa, şunu peşinen hatırlatmakta fayda vardır ki, AB uğruna Türkiye’nin güvenliğini tehlikeye sokamayız.

X X X

            Başbakan’a tavsiyemiz, bu işi “yalancı çoban” hikâyesine ve “Kerkük’teki kırmızı çizgiler”e dönüştürmeden, gereğinin âcilen yapılmasıdır

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ