Anayurttan Atayurda

  

            Bu yaştan sonra gazetecilik kim biz kim... Lâkin, Başbakanlık Basın Sözcüsü Akif Beki, Başbakan adına beni Moğolistan’a dâvet ettiğinde heyecanla kabul ettim. Çünkü orası “Atayurt” idi. Türk Milleti’nin kurduğu ilk şehir olan “Ordu-Balık” (Karabalgasun), Nihal Atsız’ın romanlarında yaşattığı Ötüken (Runik) alfabesi ile yazılmış ilk Türk yazılı belgeleri olan “Orhun Anıtları” oradaydı. Hani, kulakları çınlasın Tansu Çiller’in “Gökberk Anıtları” dediği yazıtlar...

            Uçakta, Enerji Bakanı Hilmi Güler, “Çok heyecanlıyım. Sanki kendimi uzun müddettir uğramadığım köyüme gider gibi hissediyorum” diyerek hepimizin duygularına tercüman oldu.

X X X

            Türk tarihi, bugünkü Moğolistan coğrafyasında M.Ö. 2000’li yıllara kadar iner. Rus arkeologlarının kazılarıyla ortaya çıkan, önce Afanasevo (M.Ö. 4000), sonra Andronovo (M.Ö. 3000) ve nihayet Taştık ve Karasuk (M.Ö. 2000) kültürlerinde, hep Proto Türkler’in izleri vardır. Hele Karasuk (Tegerek) kültürünün Proto Türklere ait olduğu konusunda artık birçok ilmî çevre hemfikirdir. Moğolistan’da Sarısu Irmağı kenarında Çin sınırına yakın kazılarda Türk Kültürü’nün özelliklerine rastlanmıştır.

            Eski Türk Coğrafyası, Sibirya’dan Çin’e ve Doğu Türkistan’a; oradan Ortaasya’ya ve Batı Türkistan’a kadar uzanır. Urallardan Altaylara kadar olan bölgeyi ihata eder. Önce Hunlar, daha sonra Göktürkler ve Uygurlar, çok önemli imparatorluklar ve devletler kurarak Türk kültür ve medeniyetini yaşatmışlardır.

X X X

            Moğollar Türk değildir; ancak, Türklerin yakın akrabalarıdır. Moğollar sarı ırktandır ve dilleri de değişiktir. Lâkin Türklerle tarih boyunca beraber yaşamışlar; Türk-Moğol İmparatorluğu’nu birlikte kurup dünyaya hâkim olmuşlardır. Moğol dili Altay dil ailesinden olup Türkçe’yle benzerlik gösterir. Moğolca’da çok miktarda Türkçe kelime mevcuttur. Aynı şekilde, Türkçe’de de Moğolca’dan alınmış çok sayıda sözcük vardır. Meselâ; “ulus”, “yasa”, “yargı” gibi kelimeler Moğolca menşelidir. Ayrıca Cengiz’den Oktay (Öğeday)’a kadar birçok isim Moğol kökünden gelmektedir.

            Moğolistan Başbakanı Elbegdorj’un Başbakan Erdoğan şerefine verdiği yemekteki şu cümle iki “ulus” arasındaki yakınlığı anlatmaya yetiyor: “Siz, Türk çocuklarını Cengiz, Kubilay, Çağatay, Hakan olarak adlandırdığınız sürece, bizim bağımızın ve yakınlığımızın daha da pekişeceğine inancımız tamdır”. Başbakan Erdoğan da cevabî teşekkür konuşmasında, “Orhun Anıtları, ortak kültürümüzün ilk yazılı kitâbesidir. Bu ortak mâziye dayanan duygu beraberliğimiz, aramızdaki binlerce kilometreye rağmen devam ediyor” cümlesiyle her iki millet arasındaki dostluğu pekiştiriyor.

X X X

            Türk-Moğol İmparatorluğu’ndaki devlet yapısını Uygur Türkleri inşa etmiştir. Cengiz (Çinggis) Han’ın ordusu da daha çok Türk askerlerinden meydana gelmiştir. Cengiz Han’dan sonra oğullarının kurduğu Altınorda (Altınordu), Çağatay ve İlhanlı devletleri, zaman içinde İslâmiyeti kabul ederek tamamen Türkleşmişlerdir. Büyük imparatorluktan sonra, bugün Moğolistan nüfusunun, sadece 2,7 milyon olarak kalmasının sırrını burada aramak lâzımdır.

            Kubilay zamanında Çin’deki Yuan hânedanı devrinde bir kısmı Çinlileşen Moğollar’ın büyük bölümü de, Timurlu dönemine kadar Türkleşmişlerdir. Bu vâkıa, özellikle Kırgız Türkleri incelenince anlaşılmaktadır.

X X X

            Cengiz Han’ın Moğol torunları, Türk torunlarıyla kıyaslanmayacak kadar kötü durumdalar. Çin, Japon ve Rus emperyalizminin istilâlarına mâruz kalan Moğolistan’da kişi başına GSMH 500 dolar civarındadır ve asgâri ücret 35 dolar mertebesindedir. Bir milyona yakın nüfusu olan Ulanbatur (Kızıl Yiğit anlamında)’da, nüfusun yarısı çadırlarda yaşıyor.

            Bugün Moğolistan’da Cengiz Han’ın şâşaalı devrinden eser yok. Fakat Moğollar törelerine çok önem veriyorlar. Moğolistan’da Ergenekon ve Bozkurt kültü, bütün canlılığıyla yaşatılıyor. 11 Temmuz’daki bayramlarında yapılan Mini Naadam Şenliği, bugün Türk heyeti için tekrarlandı. Türkler gibi Moğolların da atasporları olan güreş, okçuluk ve binicilikte yarışmalar yapıldı. Başbakan Erdoğan da ok attı ve başarılı bir atışla okunu uzağa fırlatabildi.

X X X

            Bu şenlikleri seyrederken kendimizi rahmetli Nihal Atsız’ın “Bozkurtların Ölümü” ve “Bozkurtlar Diriliyor” adlı eserlerinde anlatılan atmosferde hissettik. Bu romanları çocukluğumda en az 10’ar defa okumuştum. Kürşad ve İşbara Alp’in yarışmalarını görür gibi oldum.

            Ve, Urungu kucağında Ay Hanım’la ölüme doğru atını sürerken Atsız’ın mısraları dilimizden döküldü:

            “Ayın bahtı karanlık

              Urungu’nun karadır”.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ