Mankafa Poldi, Soykırımcı Ruslar ve Jenositçi Almanlar

 

 

Biz AB’ye girmek için yırtına duralım; AB üyesi “medenî” geçinen, lâkin şuuraltlarında “tek dişi kalmış canavar”ı muhafaza eden bazı ülkeler, içlerinde hâlâ yanan “haçlı ruhu”nun ateşiyle, gözümüzün içine bakarak hiç utanmadan Türkleri ve Türkiye’yi “soykırımcı” ilân etmeye devam ediyorlar. Şu tezata bakınız ki, bir taraftan da Türkiye’nin AB üyeliği müzakerelerinin 3 Ekim’de başlatılması için çalışmalar yapılıyor.

Akılları sıra, aradan geçen bir asra yakın zamandan sonra, Türk Milleti’ne Ermeni Tehciri için özür diletecekler ve ancak bundan sonra Türkiye’yi AB’ye kabul buyuracaklar... Bu zavallılar, bırakınız AB’ye girmeyi, açlıktan öleceğini bilse dahi Türk Milleti’nin -Ermeni diyasporası’na satılmış bir avuç hainden başka- tek ferdinin bile böyle alçakça bir iftirayı kabullenemeyeceğinin farkında değiller.

X X X

            Birazcık akıl, insaf ve vicdan sahibi herkes, Ermeni tehcirinin bir soykırım olmadığını, bilâkis Ermenilerin Ruslarla beraber Türkiye ve Kafkaslar’da birbuçuk milyondan fazla Türk’ü etnik temizliğe tâbi tutarak işkenceyle öldürdüklerini artık çok iyi bilmektedir. Müslüman Türkler ve Türkiye aleyhindeki bu iftira kampanyasının, 21. yüzyılın riyâkar diplomasisinin “yeni haçlı seferi” olduğunu ve Türklerin Anadolu’daki varlığını hedef aldığını farketmemek için, ya cahil ya da hain olmak gerekir.

            Lâkin, önce iki yüzlü Fransızlar, arkasından Ermeni diyasporasının ifsât ettiği diğerleri, parlamentolarında Türkiye ve Türkler aleyhindeki “iftira taslakları”nı kabul etmeye başladılar. Son olarak, Polonya, Rusya ve Almanya parlamentoları bu alçakça iftiraları siyasî kararlar hâline getirdiler.

X X X

            Bu güneşli Pazar gününde sizleri tarihin karanlık yüzüne götüreceğim için kusuruma bakmayınız. Bu büyük fakat o nisbette mazlûm milletin hazin mâcerasını sizlerle paylaşınca üzüntüm hafifliyor.

Önce Polonya’dan başlayalım.

Çocukluğumda, çok güzel bir Amerikan dergisi olan “Reader’s Digest”ın Türkiye’deki versiyonu diyebileceğimiz “Bütün Dünya”ya aboneydim. Dergide, ABD’deki, bir hayli saf olan Polonya asıllı vatandaşları karikatürize eden “Mankafa Poldi” adlı bir tipleme vardı. Polonya parlamentosunda Türkiye aleyhine soykırım kararı alındığını öğrenince, aklıma bu “Mankafa Poldi” geldi.

Düşününüz bir kere... Sen tarihin boyunca hiç bir dönemde bağımsız devlet kuramayacaksın. Her gelen üzerinden geçecek, seni katliâma tâbi tutacak. Sadece, Osmanlı İmparatorluğu’nun himayesinde huzurlu yaşayabileceksin. Rusların, Almanların ve Avusturyalıların işgaline uğrayınca Osmanlı’ya sığınacaksın. Bu aziz devlet, Lehistan (Polonya)’ın işgalinden sonra, 1790-1910 arasında tam 120 yıl boyunca, yabancı büyükelçilerin kabulü merasiminde, Sadrazam’ına “Lehistan sefiri nerede?” diye sordurup, Reis-ül Küttâb (Dışişleri Bakanı)’ına “Yolda, geliyor!” cevabını verdirecek kadar asilâne davranacak. 1. Cihan Harbi’nde atlarını Vistül’den sulayan kahraman Mehmetçiklerin Galiçya Cephesi’nde kanları pahasına kazandıkları zafer sâyesinde, tarihte ilk defa bağımsız devletini kuracaksın. 2. Cihan Harbi’nde, baskı altındaki Türkiye Cumhuriyeti, son büyükelçin Sakanitzky’yi Almanlara iade etmeyecek...

Sonra da kalkıp Türkleri ve Türkiye’yi soykırımcı ilân edeceksin. Bunu yapabilmek için sadece “nankör” olmak yeterli değildir. Ayrıca, “Mankafa Poldi” olmak da lâzımdır.

XXX

Ya şu eski “soykırımcı” Rusların iki yüzlülüğüne ne demeli?... “Yoldaş Putin” bir yandan Erdoğan’a sarılacak, arkanızı dönünce de bizi sırtımızdan hançerleyecek. Bunlara bizim ârif halkımız boşuna “Moskof Ayısı” dememiş... Ruslar, bin yıldan beri Türkler başta olmak üzere Asya ve Avrupa halkları üzerinde katliâmlar yapmışlar. Deli Petro Müthiş İvan, Stalin ve diğerleri 50 milyondan fazla insan öldürmüşler. Milyonlarca Kırım Türkünü, Ahıska Türklerini, Çeçenleri  Sibirya’ya tehcir ederek soykırım uygulamışlar.

Uzağa gitmeye ne hâcet, son birkaç yılda 1 milyon 100 bin Çeçen’in 500 binini, bütün dünyanın gözü önünde katletmediler mi?...

X X X

            Hele şu Nazi torunu Almanların hakkımızdaki soykırım iddiası karşısında, içimden kahkahalarla gülmek geliyor. Yahu, siz 1915’de Osmanlı’nın işe yaramaz müttefiki olarak Ermeni tehcirini beraber kararlaştırmadınız mı? Çanakkale Zaferi sizin zaferiniz de, Ermeni Tehciri bizim hatâmız (Bir hatâ yok ya) mı oluyor?

            Soykırım konusunda hiç lâf edemeyecek bir millet varsa o da sizsiniz. Milyonlarca Yahudi’yi fırınlarda yakanlar sizin dedeleriniz mi, yoksa bizim dedelerimiz mi? Dilinizi münasip bir yerinize sokun da, bari sessiz kalmayı öğrenin. Millî bir aşağılık kompleksinin tesiriyle paçalarımıza saldırmayın. İnsan, hiç değilse nasırlı elleriyle Alman ekonomisini sırtlamış olan 2,5 milyon Türk’ten utanır...

Bu arada Alman Parlamentosu’nun gerekçesinde “Boğaziçi hainleri”ne de atıf yapıldığını kaydetmeliyiz.

X X X

            Bütün bunlar nâfile gayretlerdir. Bu modern “ehl-i sâlib”in iftiraları, büyük milletimizin şânını, şerefini aslâ lekeleyemeyecektir. Günü gelince, yaptıkları bu nâdanlıktan nâdim olup asıl onlar özür dileyeceklerdir.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ