Irkçı İddialar

 

 

            Pazar günkü Milliyet’in manşet haberi midemi bulandırdı. “Türkiye’de Türk geni az” başlıklı haberde, National Geographic Derneği ile IBM şirketinin ortaklığında 13 Nisan’da başlatılan Genografi Projesi Başkanı Dr. Spencer Wells’in iddiaları şöyle anlatılıyor: “Anadolu’da Türk dili ve kültürünün yayıldığını biliyoruz. Ancak veriler, Selçuklu ile Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen Türk geninin burada fazla yayılmadığını gösteriyor. Türkiye çok heterojen bir yer. Anadolu’da Türklerden önce bulunan yerli halkların genetik özelliklerini koruyan torunları var mı, göreceğiz”.

            Gazetelerin haber sıkıntısı çektiği Pazar gününde yayınlanan bu haberi, ilgi çekici bularak okuyup geçebilirsiniz. Ünlü bir bilim adamının görüşlerini siz de, “Türk toplumunun ‘gen ağacı’nda şok iddia” olarak kabul edebilirsiniz.

X X X

            Lâkin, kazın ayağı öyle değil... Bu, resmen “ırkçı” bir iddiadır. İnsan ırkının 60 bin yıl önceki menşei safsatasıyla kamufle edilemez.

            Sözkonusu proje henüz bir ay önce başlatılmış. Adam, acele Türkiye’ye gelip beyanatı patlatıyor. İddiasında, hem “var mı, göreceğiz” derken, hem de “veriler, Türk geninin fazla yayılmadığını gösteriyor” diye ahkâm kesiyor. Bu zât, ne zaman gelmiş de Anadolu insanının üzerinde genetik araştırma yapmış? Uzmanı olduğu paleontoloji, jeolojik çağlara ait konularla ilgili bir bilim dalıdır; birkaç bin yıllık geçmişle ilgilenmez.

            Bu kişi, batı ülkelerinde yaşayan insanların genetik yapısını incelemiş midir? Haydi, genetik bakımdan saf ırk Amerikan olmayacağını biliyoruz da, İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan, hele “âri ırk” meraklısı Almanlar’ın ne kadarı “saf ırk”a sahiptir?

            “Türk geni”nin ne olduğunu söyleyebilir misiniz? Bir zamanlar, Cumhuriyet’in ilk yıllarında “Türk ırkı”nın etnolojik özelliklerini tesbit etmek için “kafatası ölçümü” yaptırmaya kalkışmışlardı. Ancak, Türk Milliyetçiliği’nin ırk yapısıyla değil kültür ile ilgili olduğu anlaşıldıktan sonra bu saçmalıklara son verilmiştir.

X X X

            Bu saçma sapan iddialara gülüp geçmek yerine, niçin üzerinde durduğumuzu röportajdaki şu hüküm gösteriyor: “Bu tez, genetik açıdan Mezopotamya’nın, Bizans’ın torunları sayılabilecek olanlarımızın, dedeleri Anadolu’ya 11. yüzyılda ayak basanlardan sayıca daha çok olabileceğini gösteriyor”.

            İşte, tam da burada, bu “ırkçı” iddianın “siyasî” bir mahiyete büründüğünü görüyorsunuz. Esasen bu nevi projelerin ardındaki peşin siyasî hüküm, hep Anadolu’nun “Türk yurdu” olmadığını ispat gayretine dayanmaktadır. Haberde, ABD’li genetik paleontologların elinde Anadolu’dan toplanmış çok geniş bir “genetik veri bankası” olduğu da yer alıyor. Amerikalıların bu gayretinin sebebi nedir dersiniz?

X X X

            İşin esası şudur: Hristiyan Batı âlemi, tâ Haçlı Seferlerinden beri, Anadolu coğrafyasının Müslüman Türklerin elinde bulunmasını kabullenememiştir. Bu güzel vatanın sahibi olan Türklere, daima müstevlî ve barbar gözüyle bakmıştır. Onlara ve onlarla işbirliği yapan sütü bozuk yerli işbirlikçilerine göre, bir avuç aşiretten ibaret Türkler, Anadolu’yu istilâ edip Anadolu’nun yerli halkı olan Bizanslıları (Ne demekse?), Ermenileri, Arâmileri, Süryanîleri ve diğer(?) etnik unsurları zorla Müslüman Türkler haline getirmişlerdir.

            Bu tez, baştan aşağı tezatlarla dolu, hiç bir bilimsel mesnedi olmayan, peşin hükümlü ve ırkçı bir siyasî iddiadan ibarettir. Şimdi de, sözümona genetik araştırmalarla bu ırkçı teze dayanak bulunmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır.

            Neticede, yüzyıllık Ermeni iftiralarını siyasî plâtforma taşıyanlar, bin yıllık Türk Vatanı üzerinde hak iddia etmeyi tasarlamaktadır.

            Bizim ihanet içindeki sözde aydınlarımız da, “Türkiye bir mozaiktir”, “Canım, hangimiz saf Türküz ki?”, “Anadolu uygarlıkları esastır” diyerek, bu kasıtlı tezlere çanak tutmaya devam etmektedir.

X X X

            Bu gülünç iddialara verecek cevabımız, bu sütunları çok aşacak genişliktedir. Ancak birkaç noktaya temas etmek istiyoruz:

            1. “Saf ırk”, ancak bir takım iptidaî kabileler için sözkonusudur. Dünyanın hiç bir yerinde ırka dayalı “millet” ve “vatan” anlayışı yoktur.

            2. İslâma göre “ırk ayrımı” yasaklanmıştır. Müslüman Türkler, tarihin hiç bir döneminde ırk ayrımı yapmamışlardır.

            3. Vatanseverlik anlamındaki milliyetçilik anlayışımız, ırka değil kültüre dayanır.

            4. Türkler Anadolu’ya Selçuklulardan çok önceleri de yerleşmişlerdir.

            5. Selçuklulardan sonra Anadolu’ya gelen Türk göçleri, en ince detaylarına kadar arşiv belgelerinde kayıtlıdır. Buna göre, Anadolu ve Rumeli bin yıl boyunca devamlı olarak büyük miktarlarda göç almıştır.

            6. Türkiye, bir mozaik değil, etnik kimlik bakımından da en az yüzde 85’inin Türk olduğu bir ülkedir.

X X X

            Son olarak, bu memlekette kimsenin kendi atalarından ve kendi kimliğinden şüphe etmesi mümkün değildir.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ