Ekonominin Siyasetteki Tetikçileri

  

            Geçtiğimiz Cuma günü malî piyasalar karıştı; döviz kuru ve faiz arttı, borsa düştü. Bu gelişmelerin sebepleri incelendiğinde, ilk bakışta dış etkenlerin daha fazla rol oynadığı görülüyor. Bu etkenler arasında, özellikle yabancı fon çıkışları en önemli gerekçe olarak gösteriliyor. Türkiye ekonomisinin ‘riskli piyasa’ hâline geldiği ve yabancı yatırımların YTL’den kaçması sonucunda bu dalgalanmanın ortaya çıktığı iddia ediliyor.

            Diğer taraftan, uluslararası likidite durumundaki ani değişiklikler ve petrol fiyatlarındaki yükselme de, bu gelişmelerin dış etkenleri arasında sayılıyor.

X X X

            Malî piyasalardaki son gelişmelerin iç etkenlerini inceleyen bazı uzmanlar ve muhalefet mensupları, bu dalgalanmayı ‘devalüasyon’, hatta ‘kriz’ olarak değerlendirip ateşe körükle gitmeyi tercih etmişlerdir.

            Hükûmetin ekonomi politikasını tenkit edenlerin, ‘carî açık’, ‘iç ve dış borçlar’, ‘işsizlik’ gibi meselelerde haklı olduklarını kabul etmekle beraber, bu olumsuzlukların piyasalarda vukubulan kısa vadeli dalgalanmayla irtibatlandırılması mümkün değildir.

            Merkez Bankası yönetimindeki değişikliğin, haftalar sonra bu şekildeki gelişmelere yol açtığını düşünmek de gerçekçi olmayacaktır.

X X X

            Bu durumda asıl etkenin ekonominin dışında aranması gerekir. Nitekim, Cumhurbaşkanı’nın Sosyal Güvenlik Kanunu’nu veto etmesi, ekonomistlerin de kabul ettikleri siyasî etkenler arasındadır.

            Son aylarda Türk siyasetinde ‘kriz yapımcıları’ faaliyetlerini hızlandırmışlardır. Bunlar, bir yandan ‘Cumhurbaşkanlığı seçimi’ni ve buna bağlı olarak ‘erken seçim’i gündeme getirirken; diğer yandan durup dururken ‘irtica-laiklik’ tartışmalarını alevlendirmiş ve siyasî ortamı gerginleştirmişlerdir.

            Kriz yapımcılarının başında hiç şüphesiz Cumhurbaşkanı Sezer gelmektedir. Başbakan Ecevit’in kafasına fırlattığı Anayasa kitapçığıyla ‘2001 Krizi’ni tetikleyen Sezer, bu defa da 12 Mayıs dalgalanmasının baş müsebbibi olarak görülmektedir. Sadece vetolarıyla değil, huzuru bozan ve gerginlik oluşturan konuşmalarıyla da Sezer’in kriz yapımcılığına devam ettiği anlaşılmaktadır. Son haftada, medya aracılığıyla verdiği ‘seçimi yenileme’ ya da ‘yetkisini kullanma’ mesajı, piyasaları karıştırmakta birinci derecede rol oynamıştır.

            Demirel ise, son günlerde yaptığı çıkışlarla suyu bulandırmada kriz yapımcıları listesinin ikinci sırasına oturmuştur; elinde oltasıyla Cumhurbaşkanlığı balığını beklemeye devam etmektedir.

            Listenin favori isimlerinden Deniz Baykal ve saz arkadaşları, CHP’nin klasik kriz beklentisinin heyecanıyla ellerini ovuşturarak keyifle gelişmeleri seyretmektedirler.

            Bu arada yüksek yargı kuruluşlarının beyanlarını, Genelkurmay’ın açıklamalarını ve medyanın agrandismanını da unutmamak lâzımdır.

X X X

            ‘Tamam da, Hükûmet’in hiç mi kabahati yok?’ diyenlere, uygulanan ekonomi politikasında önemli noksanlıkların ve hataların bulunduğunu kabul ettiğimizi; lâkin bütün bunların, ekonominin siyasetteki tetikçilerini haklı çıkarmayacağını söyleyerek cevap veriyoruz.

            Meşhur meseldir: Gemi batarsa içindekilerle birlikte batar. Artık bindiğimiz dalı kesmekten vazgeçelim.

            Ayrıca, bu dalgalanmanın geçici olduğunu ve neticeleri itibariyle özellikle ihracatı destekleyici tesirlerinin de faydalı olacağını düşünüyoruz...

ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ