Kara Cübbeli Vandallar!

 

 

Dün, Kanal 7’de ana haber bültenini seyrederken gözyaşlarımı tutamadım. Benzeri ancak totaliter rejimlerde görülebilecek cinsten bir zulüm, vahşet ve vandalizm sergileniyordu. Erzurum Atatürk Üniversitesi’ndeki mezuniyet törenine, öğrencilerin başörtülü anneleri ve nineleri alınmıyordu. Üniversite kapısındaki özel güvenlik görevlileri, gözü yaşlı ebeveynleri kollarından tutup dışarıya atıyorlardı. Dışarıya atılanlar arasında bir şehit annesi ile ömrünü öğrencilerine vakfetmiş bir emekli öğretmen de vardı.

Üstelik bu hanımlar, başörtülerini “lâikçi yobazlar”ın istedikleri gibi, başlarının altından bağlamışlardı. Yani, bu zorbalara göre, “türban” değil, “başörtüsü” giymişlerdi. Ancak, gene de “kara cübbeli vandallar”ın kapı bekçilerinin tasalludundan kendilerini kurtaramadılar. Kara vicdanlılar tarafından bir suçlu gibi kapı dışarı edildiler...

X X X

            M.S. 4. yüzyılda “Kavimler Göçü” esnâsında Attilâ’nın orduları önünde Avrupa’ya sürülen barbar “Vandallar”, nasıl eski Roma medeniyetini yıkıp yakmışlar, tahrip etmişlerse; 21. yüzyılın başında da Türkiye’de Müslüman Türk kültür ve medeniyetinin düşmanları, milletin inancına, kültürüne ve ananelerine, aynı vahşet ve hınçla saldırıyorlar. Üniversite öğretim üyelerini ve öğrencilerini sustalı maymun gibi emre âmâde kılıp ruhsuz zombilere çevirdikleri yetmezmiş gibi, şimdi de annelerini, ninelerini ve yakınlarını başörtülü diye üniversiteye almıyorlar. Hem de, başörtüsünü namusuyla bir tutan Dadaşlar memleketinde...

            Demek ki, rahmetli gazi Nene Hâtun, sağ olsaydı da, torununun mezuniyet merasimine gelmek isteseydi; bu zorbalar, başörtülü diyerek onu üniversiteye sokmayacaktı. Kimbilir, belki de Nene Hatun’a peruk giymesini tavsiye edeceklerdi.

            Gün geçmiyor ki, Türk Bayrağı’na sarılı bir şehit cenazesi gelmesin. Sahi siz, bugüne kadar hiç annesi başörtülü olmayan şehit cenazesi gördünüz mü? Vatan uğruna ölmeye gelince Mehmetçikleri, polisleri göndereceksiniz. Sonra da, onların annelerini başörtülü diye üniversite kapısından kovacaksınız... Sizde zerre kadar vicdan yok mudur?!...

X X X

Düşündükçe yüreğim kan ağlıyor. O Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin her taşında emeğimiz var. 1971 Yılı Bütçesi, TBMM Bütçe Komisyonu’nda görüşülürken, Atatürk Üniversitesi Kampüsü’nde cami yaptırıldığı için, CHP’liler her zamanki din düşmanı hâlleriyle Üniversite Rektörü Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu’na saldırmışlardı. Rahmetli Bıyıkoğlu Hoca’nın büyük bir samimiyet ve celâdetle önündeki sırayı yumruklayarak, “Bununla iftihar ediyorum; gerekirse on tane daha yaptırırım!” diye haykırması gözümün önünden hiç gitmiyor. Bu vesileyle Prof. Dr. Şaban Karataş Hoca’yı, rahmetli Prof. Dr. Lütfü Ülkümen Hocamızı ve bunlar gibi bu toprağın evlâdı olan binlercesini minnetle yâd ediyorum. Onlar, eli öpülesi gerçek âlimler idi. Bunlara ise “beşik ulemâsı” bile diyemeyiz. Olsa olsa Yüksek Öğretim Komiserliği (YÖK)’nin emir kulları olabilirler.

Gönlü kırık, gözü yaşlı anaları, neneleri kapıdan kovduran Üniversite Rektörü, konuşmasında hiç sıkılmadan, alay edercesine “özgür bir vatan”dan söz edebiliyor. Ebeveynlerin evlâtlarının mezuniyet törenine alınmadığı, öğrenim hürriyetinin yok edildiği, şehit analarının, emekli öğretmenlerin itilip kakıldığı bir ülkeye “özgür bir vatan” diyebilir misiniz?

X X X

            İktidar mensuplarına da bir çift sözümüz var: Bu millet sizi 363 milletvekiliyle seçerek iktidara getirdi. Bu zulme ve barbarlığa son vermeniz için size destek oldu. Sabırlı olmak gerektiğini, kötü niyetli jakoben çevrelerin huzuru bozmak için fırsat aradıklarını ve kendi menfaatlerini, oligarşik hâkimiyetlerini devam ettirmek için askeri tahrike çalıştıklarını biliyoruz. Lâkin, şu soru da zihinlerimize sık sık takılıyor: Bu zorbalıklara dur demek için, acaba 550 milletvekilliğinin tamamını çıkarmayı mı bekliyorsunuz?!...

                Artık bu rezaletlere son vermenin zamanı gelmiştir. Yeni bir “Yüksek Öğretim Kanunu” hazırlanarak TBMM tatile girmeden çıkarılmalı; hür, demokratik ve zorbalıktan arındırılmış bir yüksek öğretim sistemi kurulmalıdır.
 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ