“Büyük Osmanlı Projesi”

 

 

            ABD’nin “Büyük Ortadoğu Projesi”(BOP) ya da “Genişletilmiş Ortadoğu Projesi”(GOP), Osmanlı İmparatorluğu’nun asırlar boyunca mülkü olan ve nüfuzu altında bulunan coğrafyanın bir kısmına tekabül ediyor. Bu coğrafyaya, rahatlıkla Balkanları ve Kafkasları da dâhil edebilirsiniz. Diğer bir ifadeyle, “BOP/GOP Projesi”nin “Memâlik-i Osmaniye” hudutları içerisinde uygulanması sözkonusudur.

            Tarihte emperyal devletlerin hâkimiyetleri, kendi anayurtlarının bulunduğu bölgelerde devam edebilmiş; coğrafyayı zorlayan egemenlikler ise daima kısa süreli olmuşlardır. Avrupalı Büyük İskender Asya’da, Asyalı Cengiz Han Avrupa ve Ortadoğu’da birkaç yıldan fazla tutunamamışlardır. Büyük Britanya’nın deniz aşırı hegemonyası da, çok sürmemiştir. Buna mukabil, Roma ve Osmanlı İmparatorlukları, kendi coğrafyalarını geliştirerek varlıklarını yüzlerce yıl devam ettirebilmişlerdir.

            Küreselleşmenin ve süratle gelişen teknolojinin imkânları kullanılsa da, günümüzün “süper güçleri”nin kendi hinterlandları dışındaki hâkimiyetlerini, uzun müddet kalıcı şekilde devam ettirmeleri mümkün değildir. Dünyanın diğer bölgelerindeki nüfuzun ve müessiriyetin idamesi, ancak bu bölgelerdeki “merkez ülkeler” ile işbirliği yapılarak ve bölgesel teşkilâtlar vasıtasıyla gerçekleştirilebilir.

X X X

            ABD’nin “tek süper güç” olarak 21. yüzyılın başındaki hâkimiyeti, reddedilmesi imkânsız bir hakikattir. Lâkin, ABD’nin, kendi tabiî hinterlandı olan Kanada, Meksika ve Orta Amerika Ülkeleri dışında uzun süreli etkinliğini devam ettirebilmesi için, İngiltere gibi müttefiklere ihtiyacı vardır. Son derece gevşek ilişkiler ihtiva eden BM teşkilâtı ile eski gücünü ve işlevini kaybeden NATO’nun, ABD’nin ihtiyaç duyduğu desteği veremeyeceği açıktır. Ortadoğu’daki müttefiki İsrail ise, ABD’nin bu bölgedeki gücünü arttırmak bir yana, ona ayakbağı olmaktadır. 1 Mart Tezkeresi’nin reddedilmesi üzerine, haklı olarak Türkiye’ye kızıp bir avuç peşmergeyle Irak politikasını yürütmeye çalışan ABD, bırakınız BOP veya GOP’u gerçekleştirmeyi, Irak’ta dahi bataklığa saplanmıştır.

            ABD’nin GOP coğrafyasında başarılı olmasının yegâne yolu, Türkiye ile olan eski “stratejik ortaklık” münasebetini tekrar tesis ederek yeni bir dönemi başlatmaktır.

X X X

            Yeni Şafak Gazetesi’nin haberine göre, Paris Uluslararası Basın Merkezi’nde konuşan BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın özel danışmanı ve Lübnan eski Kültür Bakanı Prof. Ghassan Salame, “Osmanlı İmparatorluğu’nun tasfiyesinden sonra Ortadoğu’da barış hiç olmadı” dedi ve ABD’nin BOP’u 1990’dan beri kabul ettirmeye çalıştığını ancak başarılı olmadığına dikkat çekti.

            Geçenlerde, Cezayir Cumhurbaşkanı Buteflika, Cumhurbaşkanı gibi ağırladığı Abdullah Gül’e, “Osmanlı Devleti’nin bıraktığı boşluk doldurulamadı. Güçlü ve hoşgörülü Osmanlı düzenine her zamankinden çok ihtiyacımız var. İngiltere, eski sömürgeleriyle Commonwealth (İngiliz Milletler Topluluğu)’i kurdu; düzeni devam ettiriyor. Osmanlı bizi sömürmedi; niye biz Osmanlı düzenini devam ettirmeyelim?” diye sordu ve “Osmanlı Milletler Topluluğu”nun kurulmasını teklif ederek, Ortadoğu’da çözümün anahtarının Türkiye’de olduğunu söyledi.

            ABD eski Dışişleri Bakanı ünlü Kissinger de, The Week Dergisi’nin tertip ettiği yemekte, şaka yollu “Ortadoğu’da barış yapmanın en iyi yolu, tümünü Türklere geri vermek” dedi.

X X X

            Yeni bin yılın başlangıcında, artık egemen devletleri, başka bir devletin hâkimiyeti altına sokmak mümkün değildir. Ancak, genel temâyülün, zannedilenin aksine, “mikro milliyetçilik”in etkisiyle bölünme değil, “büyük şemsiyeler” altında birleşme olduğu ortaya çıkmıştır. Rahmetli Özal’ın “Yeni Osmanlı” politikası, 15 yıl önceden bugünkü şartları teşhis edebilme vizyonunu göstermesi bakımından önemlidir.

            GOP coğrafyasında bin yıldan fazla bir zaman parçasında hâkimiyetini sürdüren Türklerin, kurdukları Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları devrinde, İslâmın barış ve hoşgörü anlayışına istinat eden emsalsiz bir “Huzur Medeniyeti” (Prof. Dr. Bernard Lewis) kurdukları, tarafsız ilim adamlarının kabul ettiği bir gerçektir. Barışın tesis edilebilmesi ve terörün engellenebilmesi, ancak bu bölgedeki halkla tarihî, dinî ve kültürel beraberliği olan Türkiye’nin önderliğinde gerçekleştirilebilir. ABD’nin, tek süper güç bulunsa da, Irak örneğinde görüldüğü gibi, zorla barış ve huzuru sağlayarak terörü önlemesi mümkün değildir.

            Lâkin, bu konuda Türkiye’nin de kararlı, azimli, cesur ve hazırlıklı olması lâzımdır. 1 Mart Tezkeresi esnâsında gösterilen şaşkın ve mütereddit tavırlarla, Türkiye’nin yeniden “Osmanlı vizyonu”na sahip olması imkânsızdır.

X X X

            Batı âlemi şunu bilmelidir ki, eğer GOP’un uygulanabilmesi, “genişletilmiş” ve “büyük” Ortadoğu’da barışın sağlanması, küresel ve ulusal terörün önlenmesi isteniyorsa; bu konuda tek çıkar yol, Türkiye’nin yeniden GOP coğrafyasında müessiriyet kazanmasıdır. Bu durum, ABD başta olmak üzere, AB ve demokratik dünyanın bir çok sorunlarını çözümleyebilecektir.

            İsterseniz buna, “Büyük Osmanlı Projesi” adını verebilirsiniz.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ