Özal’dan Erdoğan’a Hep Aynı Film

  

 

Bazen kendimi sürekli aynı filmi seyrediyor gibi hissediyorum. Son iki yüz senelik geçmişimiz âdeta aynı filmin yeni çekimlerini andırıyor. Hele yakın tarihimiz, bitmeyen bir ‘de ja vu’ sanrısına benziyor.

            Özal döneminde, benim de başrol oyuncularından biri olduğum film, yirmi yıl sonra Erdoğan döneminde de aynen gösterime sokuluyor.

            Bu filmden, sadece iki bölümü aktarırsam, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.

X X X

            Rahmetli Özal, Başbakanlığı sırasında, dinin vatandaşları birleştirici rolünden bahsetmiş ve İslâm’ın en güçlü bağı oluşturduğunu söylemişti. Özal, Kürt konusunda bu “çimento”nun öneminden bahsetmişti. Malûm jakoben çevreler ve bermûtad CHP (SHP) kıyameti koparmışlardı. Buna itiraz edenler, ‘T.C. Vatandaşlığı’ kimliğinin tek kimlik olduğunu söylüyorlar ve Özal’ı lâiklik karşıtı bir ‘ümmetçi’ olmakla itham ediyorlardı. Ancak, bu arada MGK Genel Sekreterliği de, Güney Doğu’da İslâmî beraberlik temasını işleyen bildiriler dağıtmaktan geri durmuyordu.

            Erdoğan da, dinin üst kimlik olarak öneminden bahsedince, gene aynı çevreler ve tabiî CHP sözcüleri kıyameti kopardılar. Birkaç gün önce, Erdoğan’ın T.C. Vatandaşlığı üst kimliği tezine itiraz ederek ‘Türk kimliği’nden bahsedenler, bu defa “Müslüman kimliği”ne karşı T.C. Vatandaşlığı kimliğine sarıldılar. Halbuki Erdoğan, sadece dinin “birleştirici unsur” ve ‘çimento’ olduğunu söylemiş; iddia edildiği gibi, T.C. Vatandaşlığı yerine İslâm kimliğini geçirmeye kakmamıştı.

            Özal da, Erdoğan da, dinin birleştirici özelliği konusunda yerden göğe kadar haklıydılar. Lâik bir toplum nizamı kurmaya çalışırken, millî birliği sağlayan en değerli çimento olan din faktörünü tamamen geri plâna ittik. T.C. Vatandaşlığı ve ortak üst kimlik olan ‘Türk Kimliği’ni de iyi anlatamadık.

            Şu tarihî ve sosyolojik gerçeği, altını çizerek belirtmek istiyorum: Din, kimliğin oluşmasında en başta gelen unsurdur. Dinî kimlik olmadan ‘millî kimlik’ teşekkül etmez. Tarihte İslâm’dan uzaklaşan Türkler, millî kimliklerini ve varlıklarını muhafaza edemiyerek asimile olmuşlardır.

            Aslında, kimlik tartışmasında bocalayıp duran aydınların da, bu konuya bilimsel ve etimolojik anlamda hâkim olmayan Erdoğan, Baykal ve diğer siyasetçilerin de, siyasî, hukukî, dinî, kültürel ve sosyal kimliklerin farkını ayrıt edemediklerini görüyoruz.

            Lâkin ne yazık ki, bu sokaktaki insanımızı ilgilendirmeyen kimlik tartışmaları, millî birlik ve bütünlüğümüze zarar veriyor.

X X X

            ‘Film’den nakledeceğim ikinci bölüm ‘içki yasağı’yla ilgili. Özal döneminde, zamanın Millî Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler, öğrencileri içkinin zararlarından korumak için, 1984 yılında bir yönetmelik çıkarttı. Bu yönetmelikte, 1934 ve 1949 yılında yürürlüğe giren kanunlardaki “İçkili yerlerde verilecek izinlerde gözönünde bulundurulacak esaslar” doğrultusunda, okul ve ibadethaneler çevresindeki içki satılan yerler düzenleniyordu. İrtica avcılığından başka sermayesi olmayan jakoben çevreler, tekrar vâveylâyı kopardılar. Ne gericiliğimiz kaldı, ne de mürteciliğimiz... Bu çığırtkanlara göre, lâikliği kaldırıp Türkiye’yi İran’a döndürmek istiyorduk. Lâkin, aradan 20 seneden fazla zaman geçti; Türkiye İran hâline gelmediği gibi, kişi başına içki tüketimi de ciddî şekilde artış gösterdi.

            Şimdi de, İçişleri Bakanlığı’nın, 70 yıllık mevzuata göre gönderdiği Genelge, gene ‘irtica avcıları’nın baş gündem maddesi oldu. Üstelik bu genelgede, içki ruhsatı verilmesini kolaylaştırıcı hükümler bulunmasına rağmen...

            Bu arada, az sayıdaki birkaç belediyenin, bu konuda kendilerine devredilen yetkiyi istismar ederek ‘içki düşmanlığı’nı marifet sayıp kendi iktidarlarını töhmet altında bırakacak işgüzarlıklar yapması da, kısır CHP mağribîlerinin darbe dâvetiyesi çıkarmalarına ve AK Parti’nin ‘sicil dosyası’nı tutanlara malzeme olmuştur.

X X X

            Ben bu filmin devamını çok iyi biliyorum ama artık seyretmek istemiyorum.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ