CHP’ye Methiye

 

 

            Bu sütunlarda iki seneye yakındır köşe yazısı yazıyorum. Yazılarımda CHP’yi ve CHP’lileri yerden yere vuruyorum. Bu, kategorik bir düşmanlık değil; şahıslarla da ilgisi yok. Bilâkis CHP’de çok sevdiğim dostlarım var. Tenkitlerim CHP’nin, tâ tek parti döneminden beri devam eden, devletçi, bürokratik, ideolojik zihniyetiyle ilgili. Ayrıca, CHP muhalefetinin, yıkıcı, yıpratıcı ve kavgacı yönteminden, halkın çoğunluğu gibi ben de bîzar olmuşumdur.

            Lâkin, “Yiğidi öldür ama hakkını ver” derler ya; CHP’nin de, AB uyum paketleriyle ilgili âhenkli tavrını ve AB yolunda iktidara verdiği desteği gönülden alkışlıyorum.

X X X

            Başbakan Erdoğan’ın, 6 Ekim AB İlerleme Raporu konusunda yaptığı konuşmada, verdiği destek için muhalefete teşekkür etmesi; daha sonra CHP lideri Baykal’a 17 Aralık’ta Brüksel’de yapılacak AB zirvesine beraber gitmeyi teklif etmesi, hakikaten takdire şâyan bir jest olmuştur.

            Buna mukabil Baykal’ın, Erdoğan’ın dâvetini kabul ederek verdiği şu cevap, Türk siyaset tarihine geçecek kadar önemlidir: “Bundan büyük mutluluk, onur duyarım. Sadece 17 Aralık’ta değil, bu tarihten önce de Türkiye’de yapacağı bütün çalışmalara biz katkı veriyoruz. Sayın Başbakan’ın uygun görmesi halinde, 17 Aralık'taki çalışmalara ben de ana muhalefet partisinin lideri olarak katılabilirim ve üzerimize düşen görevi yerine getiririz. Hiç tereddüt yok”.

X X X

            Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan ile Ana Muhalefet Partisi CHP’nin Genel Başkanı Baykal’ın bu tavırları, önce Türkiye’nin millî menfaatleri bakımından fevkalâde faydalı olmuştur. Brüksel’de, AB câmiasının önünde, iktidarı ve muhalefeti ile birlikte Türkiye’nin bütün temsilcilerinin yer alması mümkün olabilecektir. Hattâ 17 Aralık’ta, DYP ve MHP gibi, son seçimlerde yüzde 10 civarında oy almış muhalefet partilerinin olumlu mesajlarının Brüksel’e yansıtılması da, bizce yarar sağlayabilecektir.

            Ayrıca, Deniz Baykal gibi Avrupa’da tanınan, diplomasiyi bilen bir devlet adamının, Brüksel’de Başbakan’ın yanında yer alması, AB ilişkilerine katkı sağlayabilecektir.

X X X

            Başbakan’ın, eski politikacılar gibi, “zaferine ortak çıkarma” endişesine kapılmadan, “inhisarcı politik hırslar”dan ve küçük hesaplardan sıyrılarak siyasî rakibini dâvet etmesi, O’nun ve AK Parti İktidarı’nın halk indindeki itibarını arttırmıştır.

            Bu medenî jest, AK Parti’ye de faydalı olmuştur.

X X X

            Lâkin bu siyasî mutabakattan en fazla Baykal ve CHP kazançlı çıkmıştır. Baykal, “Bu, Türkiye’nin millî, tarihî meselesi. Bizim varlık nedenimiz Türkiye’yi çağdaş uygarlığa taşımak. Bu doğrultudaki her olanağı sonuna kadar kullanacağız” diyor.

            İnşaallah boş bir hayâle kapılmıyorumdur. İçimden bir ses bana, artık dogmatik, kalıpçı, jakoben CHP’nin değişeceğini; sosyal demokrat bir  yoldan “değişime” hazır duruma geleceğini söylüyor.

            “Canım, muhalefet dediğin iktidarın her zaman karşısındadır; aksi hâlde varlık sebebini kaybeder, oyları azalır” diye itiraz edenleri işitir gibi oluyorum. Allah aşkına söyler misiniz, bugüne kadar CHP’nin “hırçın muhalefeti” ile hiç oylarını arttırdığını hatırlıyor musunuz?

X X X

            Bundan sonra CHP’nin yapması gereken, halkla ve halkın değerleriyle barışmaktır. CHP, bilhassa dinî değerler konusundaki muhalif tavrını değiştirmeli ve yılların biriktirdiği tortuları tasfiye etmelidir.

            CHP, keşke “idarî reform” konusunda da, Başbakanlık Müsteşarı’nı bahane ederek olumsuz tavır almasaydı. Çünkü İdarî reform, CHP’nin yıllardır savunduğu prensipler çerçevesinde hazırlanmıştı. Önümüzdeki aylarda bunun telâfi edilmesi de mümkündür.

X X X

            CHP, düşünce ve metod bakımından olumsuz yargılarından kurtulduğu zaman, halk tarafından programdaki vaadleri çerçevesinde değerlendirilebilecek ve önündeki “iktidar yolu” açılabilecektir.

X X X

            Son olarak, Türkiye’de siyasetin, alışılmış ihtilâfçı, kavgacı ve huzur bozucu hüviyetini değiştirmeye başladığını görmekten memnuniyet duyduğumu belirtmek istiyorum.     

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2004 YILI YAZI LİSTESİ