ABDERA’DA SEZERYUS’UN DÜĞÜNÜ

 

 

            M. Ö. 504 yılı, Abdera Lâik Cumhuriyeti için önemli bir yıl olmuş. Çünkü Kral 10. Sezeryus, oğlu Veliaht Prens Leventus Sezeryus’un düğününü kraliyet sarayında yapıyormuş. Artık hepimizin bildiği gibi Abderalılar, ömürlerini tartışma ve dedikoduyla geçiren “budala” insanlar oldukları için, “eşeğin gölgesi” ve “Sezeryus’un resepsiyonu”ndan sonra yeni bir tartışma fırsatı çıktığı için pek memnunmuşlar. Tabiî bu arada, Abdera’nın kuruluşundan beri yıllardır devam eden “türbanyus” tartışması da, hızını hiç kaybetmeden sürüp gidiyormuş...

            Yeri gelmişken, Sezeryus’un gelini Prenses Evrenyus Tatlıcadıyus’un saraya girmesiyle, büyük Abdera ressamı ve 7. Kral’ı Evrenyus Netekimus’tan sonra “üstün espri yeteneği” olan ikinci soylu kişinin Abdera’ya kazandırıldığını, dedikoducu-tarihçi sorumluluğuyla belirtmek isteriz.

X X X

            Efendim, “Sezeryus’un düğünü”, züğürt Abderalıların çenesini düşürürcesine tartışılıyor; Abderalılar, artık EYŞDB (Eski Yunan Şehir Devletleri Birliği) müfettişi Verheugenyus’un beyanatlarıyla bile meşgul olmuyormuş.

            “Budala” Abderalılar neler saçmalıyormuş, bir bilseniz!...

            Bir kısmı, özellikle Denyos’un Okos Partisi’nin senatörleri, Kral Sezeryus’un çaktırmadan kendi partilerini tuttuğunu bilmenin rahatlığı içinde, düğünün kraliyet sarayında yapılmasını doğru bulmadıklarını söylüyorlarmış. Ampulos Partisi’nin senatörleri ise, içlerinden Sezeryus’a diş biledikleri halde, “Helâl olsun kralımıza; kraliyet sarayı onun evi sayılır; isterse orada düğün salonu bile açabilir” diyerek akılları sıra ona yağ yakıyorlarmış. Amma ve lâkin, bütün bu şirinlikleri gene boşa gitmiş, çünkü Sezeryus, türbanyus takan eşlerini, aynen ünlü ve tarihî resepsiyonunda olduğu gibi düğüne de dâvet etmemiş...

X X X

            Abderalıların kafaları karışıkmış. “Kral Sezeryus, kraliyet sarayını ‘kamusalus alanus’ ilân ettiğine göre, şimdi orada ‘özelus alanus’a giren bir düğün nasıl yapılabilirmiş ki!...” diye itiraz ediyor ve ekliyorlarmış: “Hiç kamusalus alanusta göbek atılır mı?” Antitürbanyusçu Abderalılar da buna şöyle cevap veriyormuş: “Bu sizin bildiğiniz düğünlerden değil. Bu düğünde ‘fidayda’ ile göbek atılıp takı merasimi yapılmayacak ki. ‘La comparsita’ ile dans edilecek, yaylı çalgılar kuarteti çalacak ve düğünün sonunda aşka gelinip hep beraber ‘Onuncu Yıl Marşı’ söylenecek.” Bunlara göre “Sezeryus’un Düğünü” “kamusallaştırılmış” bir düğünmüş, sizin anlayacağınız... Yani, kısaca bu bir “Devlet Düğünü” imiş...

X X X

            Muhalif Abderalılar, bir türlü ikna edilmek bilmiyorlarmış. Kendi aralarında konuşurlarken “Devlet imkânlarıyla, devletin sarayında düğün mü yapılırmış!” diye ısrarla itirazlarına devam ediyorlarmış. Sezeryus’un medyadaki dalkavuklarıysa, onun gelmiş geçmiş en tutumlu kral olduğunu; kraliyet sarayının ışıklarını yakmamakla, sabah kahvaltı masasındaki kahvaltılık çeşitlerini ikiye indirmekle; alışverişlerini marketuslardan bizzat yapmakla bunu ispat ettiğini savunuyorlarmış. Öyle ki, bunlara göre Sezeryus, oğlunun düğünü için ateş pahası olan otelleri ve düğün salonlarını değil de bizzat “kamusal konutu”nu tercih etmiş olmakla, ekonomideki kemer sıkma politikasına “altın bir sayfa” ilâve etmişmiş.

            Lâkin haksızlık etmeyelim; Sezeryus, düğün yemeğini kamusal konutunun kamusal mutfağından değil, sarayın hemen yanındaki bir restoranustan getirterek “Yok artık, o kadar da değil” türünden homurtuları bir çırpıda bertaraf etmiş. Düğün yemeği mönüsünde neler olduğunu bilmiyoruz ama neler olmadığı konusunda bazı tahminlerimiz var: Eminiz ki, “imam bayıldı”, “yeşil fasulye”, “yeşil salata”, “yeşil fıstıklı baklava” gibi irticaî çağrışımlara yol açacak yemekler, mönüde zinhar yokmuş.

X X X

            Kamusalus alanusta özel düğün yapan Sezeryus, Ampulosların Başkanı Konsül Tayyibus’u, özel düğün kamusalus alanusta olduğu için, gene eşsiz dâvet etmiş. Peki, eşsiz gelmeyeceğini bile bile, Sezeryus Tayyibus’u düğüne neden dâvet etmiş? Bu muammâ 2500 yıldır tartışılıyor. Heredot’a göre, cevap soruda gizli: Gelmeyeceğini bildiği için... Geleceğinden ufacık bir şüphesi olsa, belki de dâvet etmeyecekti. Eh, ne de olsa özel düğündü; kimse Sezeryus’u kınayamazdı. Homeros’a göre, Sezeryus Tayyibus’a, “Aha gördün mü, sana bir gol daha attım; çıkar çıkarabilirsen!...” nev’inden bir mesaj vermek istemiş. Çağımızın Heredot’u İlberyus Ortaylus’a aynı soruyu sorduk. Bakınız ne cevap verdi: “Efendim, Sezeryus tutumlu olduğu ve dâveti de 500 kişiyle sınırladığı için, Tayyibus’un eşinin gelmesiyle sayı 501’e çıkabilir, dolayısıyla masraf da artabilir. Halbuki, Tayyibus’un gelmeyeceğini bildirmesiyle sayı indi 499’a...”

X X X

            Gülen filozof Demokritus, düğün gecesini şöyle anlatır: “Türbanyusçu Ampuloslar’ın katılmadığı Sezeryus’un Devlet Düğünü’nde, geç saatlerde kafalar esriyince, Abderalılar son günlerde kafaya taktıkları ‘zinanın suç sayılması’ tartışmasına başladılar. Komiser Verheugenyus’un lâflarından hoşlanan ve Tayyibus’un köşeye sıkıştığını anlatan Okos’ların Başkanı Denyos, düğünün kamusallığını bozma pahasına, yaylı sazlar kuarteti eşliğinde göbek atarak şu türküyü söyledi:

            Aşşahlara kar yağıyor üşümedin mi?

            Sen bu işin sonunu düşünmedin mi?

            Sezeryus’un Denyos’u keyifle alkışladığını izlerken, ‘Ne olacak bu bizim Abderalılar’ın hâli?’ diye düşünüyordum

X X X

            Bizim de aklımıza şu soru takıldı: Sezeryus’un kısa bir süre önce vefat eden merhum annesi, düğün tarihinde yaşıyor olsaydı, ne olacaktı? Sezeryus’un başörtülü annesi de, kamusalus alanus olduğu için kraliyet sarayına alınmayacak mıydı? Yoksa, başörtüsünü çenesinin altından bağladığı için alınacak mıydı?

X X X

            Şaka bir yana, Evren ve Levent çiftine sonsuz mutluluklar diliyor, Sayın Cumhurbaşkanı ve eşini tebrik ediyorum.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2004 YILI YAZI LİSTESİ