Yeniden Yargılama Kaprisi

  

            Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’nin 1. Dairesi, 2003 yılında, Apo’nun âdil yargılanmadığı iddiasıyla Türkiye’yi mahkûm etmişti. Karara göre, yargılama sırasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3., 5. ve 6. maddeleri ihlâl edilmişti. Bu konuda AİHM’nin nihaî kararı, temyiz görevi yapan Büyük Daire tarafından 12 Mayıs günü açıklanacak. Eğer çok büyük bir sürpriz meydana gelmezse, açıklanacak kararın 12 Mart 2003 tarihli kararla aynı istikamette olacağı anlaşılıyor.

            Apo’yu yargılayarak ömür boyu hapse mahkûm eden değerli yargıç Turgut Okyay, Vatan Gazetesi’nde yayınlanan röportajında, “AİHM, mahkemeden çok siyasî bir komisyon gibi... Keşke Saddam da AİHM’ye başvursa da ne yapacaklarını görsek. Biz âdil yargıladık, vicdanım rahat. Yeniden yargılanırsa sonuç değişmez ama ortam gerilir” diyor. Biz de aynen Okyay gibi düşünüyoruz. Ne yazık ki AİHM, özellikle “bölücü terör örgütü PKK” konusunda, Türkiye’nin aleyhinde ve teröristleri destekler mahiyette kararlar alıyor.

            30 bin insanın hayatına mal olan terör olaylarının baş sorumlusu, eli kanlı bir katil ve iğrenç bir teröristten başka kimliği bulunmayan Apo gibi bir câniye, hiç bir demokratik hukuk devleti, Türkiye gibi “âdil yargılanma” hakkı tanımazdı. Ancak, şuuraltlarında “Haçlı Seferleri”nden gelen bin yıllık kin birikimini yaşatanlar, “terörist başı” ile “bağımsızlık savaşçısı”nı ayırt edememişlerdir.

X X X

            Apo’nun yeniden yargılanması hâlinde, hukukî sonucun değişmeyeceğini, herhalde birazcık yargılama bilgisi olan her hâkim kabul edecektir. Ancak bu şekilde, AİHM kararıyla AB yolundaki Türkiye’nin burnu bir kere daha sürtülmek istenmektedir.

            Apo’nun yeniden yargılanmasının mahzurları ortadadır:

            1. Türkiye’deki mevcut mevzuata göre, Apo’nun yeniden yargılanması hukûken mümkün değildir. Çünkü CMUK’a göre AİHM’nin verdiği mahkûmiyet kararına dayanarak yeniden yargılama yapılabilmesi için; ya 23.01.2003 tarihine kadar AİHM’nin kesinleşmiş kararının olması ya da 23.01.2003 tarihinden sonra AİHM’ye başvuruda bulunulmuş olması gerekir. Her iki durum da “Apo Dâvâsı” için geçerli değildir.

            2. Apo’nun yeniden yargılanması, Türkiye’deki bölücü teröristleri ve PKK’nın front kuruluşu olan ayrılıkçı-ırkçı siyasî partiler ile siyasetçileri cesaretlendirecek; yurt içinde, yurt dışında her türlü propaganda ve ajitasyon faaliyetlerini hızlandırarak huzuru bozacaktır.

            3. Bu durum, haklı olarak şehit ailelerini ve toplumun çok büyük çoğunluğunu rencide edecek; ayrılıkçı Kürtçü gruplara karşı protestolara ve gösterilere yol açarak toplumun bütünlüğünü bozucu tesirde bulunacaktır. Ayrıca, Türk adaletinin bu şekilde sorgulanması da, millî gururu zedeleyecektir.

X X X

            Lâkin, AİHM Büyük Dairesi’nin nihaî kararı karşısında, hiç bir icraatta bulunmadan beklemek de mahzurlu olacaktır. Çünkü, bu takdirde, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Dışişleri Bakanlığımıza müracaat ederek, “yargılamanın yenilenmesi”ni isteyecektir. Türkiye’nin bu müracaata olumlu cevap vermemesi hâlinde, AB yolu tıkanacak; muhtemelen 3 Ekim’de müzakerelerin başlaması da tehir edilebilecektir.

            Hiç bir şekilde sempatik görmemekle beraber, bizce yapılması gerekenler şöylece sıralanabilir;

            1. AİHM’nin iki gün sonra açıklanacak nihaî kararı süratle değerlendirilerek; Avrupa Konseyi ve AB yetkililerinin herhangi bir zorlayıcı beyanından önce, Türkiye’nin AİHM kararına uyarak “yargılamanın yenilenmesi”ne gideceği açıklanmalıdır.

            2. Bu konudaki kanunî imkânsızlığı çözümleyebilmek için, 1 Haziran’da yürürlüğe girecek olan yeni CMK’nın 311. maddesi değiştirilmelidir.

            3. Yeniden yargılama vesilesiyle, Apo’nun ve PKK terör örgütünün işlediği cinayetler ve insanlık dışı terör olayları, yurt içinde ve yurt dışında ayrıntılı bir kampanya ile duyurulmalıdır. Bütün dünya efkârının PKK terörünü kınaması sağlanmalıdır.

            4. Yargılama esnâsında şehitlere ve şehit ailelerine bir defa daha sahip çıkılmalı; PKK mağdurları için yardım kampanyaları açılmalı ve PKK terörünün bütün yurtta -etnik ayrımcılıktan kaçınılarak- lânetlenmesi gerçekleştirilmelidir.

            5. Kanlı kâtil Öcalan’ın, sanki bir terörist değil de özel imtiyaza sahip siyasî suçluymuş gibi, İmralı’da ayrı bir statüde yargılanması ve bulundurulması uygulamasına son verilmelidir.

X X X

            Kısaca, AB yolunu tıkayacak ve Apo’yu haksızlığa uğramış(!) bir mazlûm gibi gösterebilecek yeniden yargılamayı reddetme yerine, Apo’nun ve PKK’nın terörünü tekrar anlatma vesilesi yapılacak yeniden yargılama sürecini değerlendirmek, Türkiye’nin yararına olacaktır.

            Bu arada, muhalefetin bu millî meseleyi istismardan kaçınması ve medyanın bu konuda hükûmetle sıkı bir işbirliği içinde bulunması lâzımdır.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ