Bayrama, Kurbana ve Dostluğa Dair

  

            Kurban Bayramınız mübarek olsun sevgili okuyucularım. Bu sene de Kurban Bayramı’nı sevdikleriniz ve dostlarınızla birlikte sağlık ve âfiyetle geçirmenizi diliyorum.

            Şeytan kulağına kurşun, bu defa televizyonlarda ve gazetelerde asap bozucu kurban tartışmaları olmadan bayrama ulaşabildik. Binbeşyüz yıllık İslâm Medeniyeti hakkında ukalâlık edip ağzımızın tadını bozmadıkları için bilcümle âkil ve âkileye, hayvansever dostlarımıza, Türk Hava Kurumu’nun kurban derisi avcılarına, huzurunuzda şükranlarımızı sunuyorum.

            Öyle ya, neydi o günlerce milletin inancına, âdetine, örfüne, ananesine sövmeler? Neydi o kurban vecibesini vahşet olarak ilân etmeler? Neydi o kurban derisi meydan muharebeleri?... Çok şükür bu defa patırtısız, gürültüsüz bir Kurban Bayramı idrak ediyoruz.

X X X

            Sabahleyin erkenden kalktık; yıkandık yunduk; bayram namazlarımızı kıldık; kurbanlarımızı kestirdik; önce cami cemaatiyle, sonra ev halkıyla bayramlaştık. O nefis kurban kavurmasıyla kahvaltımızı yaptık. Televizyonlarda, radyolarda oyun havaları, içimizde yükselen bayram sevinci, günlük gailelerin dışına çıkarak bayramı yaşamaktayız.

            Amatör kasapların danaların peşinde koşturmaları da, ‘kurban takıntılı’ aydınların eleştirel bakışları da keyfimizi bozmaya yetmiyor. Her yılki trafik kurbanlarına, ‘kuş gribi’ kurbanlarının eklenmesine esef ediyoruz ve Pakistan’daki kardeşlerimizi düşününce içimiz sızlıyor ama bu konularda gösterilen gayretleri düşününce, bir dereceye kadar müteselli oluyoruz.

            Bizim Bakkal Hasan, “Tayyip Bey ile Deniz Bey el sıkışıp bayramlaşsalar ne kadar iyi olurdu, değil mi ağabey?” diyor.

X X X

            Hiç değilse yılda iki kere, ‘benzemezliklerimizi’ değil de ‘benzerliklerimizi’ görebilmek ne güzel!

            Bizim insanımız bayramlarda gerçekten sarmaş dolaş olur; sosyal farklılıklar azalır ve ortak değerler öne çıkar. Bayram namazlarındaki birlik ve beraberlik duygusunu ve manevî tatmini, başka hiç bir zaman bu kadar yoğunlaşmış şekilde yaşayamazsınız.

            “Gelini gelini Türkmen gelini” diye türkü çağıranlarla “Lorke lorke eshartiney lorke” diye oynayanları omuz omuza görmenin hazzını duyarsınız.

            “İşte, bu ülke bizim Türkiyemiz; herkesin, hepimizin Türkiyesi, cennet vatanımız!” diye bağırmak gelir içinizden...

            Merhum Yahya Kemal’le bütünleşip “Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati”ni yaşamak ne güzel dersiniz.

X X X

            Bu duygularla, birlik ve bütünlük içerisinde, albayrak altında, daha nice yıllar beraberce bayramlara erişmemizi Yüce Allah’tan diliyorum.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ