Eğitim Reformu Başladı

 

            Bizde bir lâf vardır: “Eğitim sistemi yazboz tahtasına çevrildi” denir. Medya mensupları, eğitim muhabirleri ve müzmin muhalifler, bu sözü bilir bilmez, yerli yersiz kullanmaktan pek hoşlanırlar. Halbuki, Türk Eğitim Sistemi kadar az değişim geçirmiş bir sistemi dünyanın hiç bir ülkesinde gösteremezsiniz. Türk eğitiminde bugüne kadar yapılan değişiklikler, genellikle rötuş mahiyetindeki sathî yenilikler ve sistem denemelerinden ibaret olmuştur. Bazen de, başlatılan eğitim reformu, bakanın ve kadrosunun değişmesiyle akamete uğramıştır.

            “Millî Eğitim Temel Kanunu”nu çıkardığımızdan bu yana 35 yıl geçti. Bu müddet zarfında, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Japonya gibi ülkelerde ikinci, hattâ üçüncü eğitim reformları yapıldığı halde, biz Türkiye’de eğitim reformunun sadece lâfını edebildik.

            Eğitim, süratle değişen ve gelişen şartlara ayak uydurabilmek için, aynı hızla değişmek zorundadır. Anayasa’nın “Genel Esaslar”ı mahfuz kalmak şartıyla, “Devletin değişmez bir millî eğitim politikası olduğu” görüşü, artık çağın gerisinde kalmış bürokratik bir safsatadan öteye bir mânâ ifade etmemektedir.

X X X

            Bizim Çelik Bakan, dün yaptığı basın toplantısında, Türkiye’nin bugüne kadar yapılmış en kapsamlı “eğitim reformu” hamlesini başlattığını açıkladı. Görünüşte “Orta Öğretimin Yeniden Yapılandırılması” programıyla “liselerin 4 yıla çıkarılması” şeklinde anlaşılan bu açıklama, aynı zamanda bütün eğitim sistemini ihata eden bir “eğitim reformu”nun işaretlerini taşımaktadır.

            Bu programa göre;

            1. Üç yıllık genel, meslekî ve teknik liselerin eğitim ve öğretim süresi, 2005-2006 Öğretim Yılından itibaren 9. sınıftan başlamak üzere kademeli olarak 4 yıla çıkarılıyor.

            2. Hazırlık sınıfı bulunan liselerin öğrenim süreleri, 4 yıla göre yeniden düzenleniyor.

            3. İlköğretimden itibaren orta öğretimin sonuna kadar, AB Yabancı Dil Seviye Sistemi benimsenerek ders saati miktarı buna göre belirleniyor.

            4. Genel liseler ile bütün meslekî ve teknik ortaöğretim kurumlarının 9. sınıflarında, MEGEP (Meslekî ve Teknik Eğitim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi) çerçevesinde geliştirilen “Ortak Beceriler”, “Bilgisayar” ile “Tanıtım ve Yönlendirme” dersleri konuluyor.

            5. Anadolu Liseleri ile Yabancı Dil Ağırlıklı Liseler, kademeli olarak tek program altında birleştiriliyor.

            6. Özellikle orta öğretim kurumları ve 5 yıl süreli liseler yeniden yapılandırılırken, kendi statüleri göz önünde bulunduruluyor.

X X X

            Bir “Eğitim Reformu”nda temel unsurlar, “müfredat programı”, “öğretim metodu” ve “eğitim sistemi”nin değiştirilmesidir. Eğitimin fizikî altyapısı, eğitim araç ve gereçleri, bilgi teknolojisine geçilmesi de, elbette önemli unsurlardır. Ancak, eğitim kalitesini etkileyen bu unsurlardan daha önce “sistem-program-metod” üçlüsünde köklü değişikliklerin gerçekleştirilmesi gerekir.

            Millî Eğitim Bakanı, kaliteyi etkileyen unsurlarla beraber önce müfredat ve metod meselelerine eğilmiş; kendi ifadesiyle “Cumhuriyet’in temel özelliklerini ana çerçeve olarak kabul eden, bilimin yol göstericiliğini öne çıkaran, dünyadaki gelişmeleri dikkate alan, AB vizyonunu ölçüt kabul eden katılımcı bir değişim” hedefiyle müfredat reformunu gerçekleştirmiştir. Müfredat programı ve öğretim yöntemini değiştirirken, “Eleştirel düşünme, problem çözme, bilimsel araştırma, yaratıcı düşünce, girişimcilik, iletişim, bilgi teknolojilerinden faydalanma ve Türkçe’yi doğru, etkili ve güzel kullanma” gibi özellikler ön plânda tutulmuştur.

            Şimdi sıra “eğitim sistemi”ne gelmiştir. Çelik Bakan’ın, sistem reformuna orta öğretimden başlaması da doğru bir tercihtir. Motivasyonunu kaybederek gerileyen meslekî ve teknik orta öğretim, dersanelere kaydırılmış genel liseler, tıkanarak birbirine girmiş yatay ve dikey geçişler, yüksek öğretime geçişteki sorunlar, orta öğretimde âcilen bir sistem değişikliği yapılması zaruretini göstermektedir.

X X X

            Orta öğretimde plânlanan bu sistem reformu ile aşağıda sıraladığımız çok önemli değişiklikler gerçekleştirilebilecektir:

            1. Liselerin 4 yıla çıkarılmasıyla AB ve dünyanın gelişmiş ülkelerinin standartları yakalanabilecek ve eğitimin kalitesi arttırılabilecektir.

            2. Orta öğretimde bugüne kadar ihmal edilen Türkçe, Edebiyat, Tarih, Felsefe gibi genel kültür dersleri okutulabilecek; ayrıca öğrenciler yüksek öğretime ve mesleğe daha iyi hazırlanabilecektir.

            3. Yabancı dilde eğitim ihanetine son verilecek; buna karşılık yabancı dil daha iyi öğretilebilecektir.

            4. Öğrencilerin, dershanelerden okullara çekilmesi sağlanacak ve orta öğretimin yüksek öğretime geçişteki rolü önem kazanacaktır.

            5. Orta öğretimdeki başarı, ölçme, değerlendirme ve öğretim metodu, ÖSS sisteminin çarpıklığının düzeltilmesinde tesirli olacaktır.

            6. Meslekî ve teknik öğretim yeniden önem kazanacak ve orta seviyeli insangücü açığı kapatılabilecektir.

X X X

            Bütün bu sistem reformunun gerçekleştirilmesinde, Çelik Bakan’ın azimli olması ve Başbakan Erdoğan tarafından sabırla desteklenmesi lâzımdır. Eğitimde olgunlaşma süreci uzundur ve bazen nesillerin gelişmesine bağlıdır. Bıkmadan, usanmadan “eğitim reformu” devam etmeli; özelikle bu gibi reformlara  her zaman karşı çıkan ve öküzün altında buzağı arayan ”jakoben kargalara” aldırmadan “reform  kervanı” yürütülmelidir.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ