İrtica Avcıları

 

 

            Bir ara sinemalarda hasılât rekorları kıran ve daha ziyade çocukların hoşlandıkları “Hayâlet Avcıları” (Ghostbusters) filmleri vardı. 1984 ve 1989’da gösterime giren bu filmlerde, komik adamlar hayâletleri kovalayıp yok ederlerdi. Bizim siyaset perdemizde de gösterimden hiç eksilmeyen ve artık bıkkınlık getirdiğimiz bir dizi film vardır: ‘İrtica avcıları...’

            Bazı ‘kamusal alan’ takıntılı ‘ricâl-i devlet’, geçimini bu diziye bağlamış kimi ticaret erbâbı ve yıllardır sinek avlayan gişelerden siyaset yapmaya çalışan oy fukarası CHP’liler, irtica avcılığından bir türlü vazgeçemediler. Halbuki, bu jakoben ekibin avcılığına soyunduğu ‘hayâlî irtica’, halkın dinî duygularını rencide ederek siyasî yelpazenin sağında ısrarından başka netice vermiş değildir.

            Ecevit, 70’li yıllarda bu gerçeği fark ederek ‘tarihsel yanılgı’dan söz etmiştir ama daha sonra irtica avcılığından da geri durmamıştır.

            1988’de Millî Eğitim Bakanlığım sırasında, TBMM’de SHP(CHP)’lilerin geleneksel irtica ithamlarına kürsüden cevap verirken “Geliniz sizinle bir anlaşma yapalım. Siz yerli yersiz ‘mürteci’, ‘gerici’ filân demekten vazgeçin; biz de size ‘dinsiz’, ‘komünist’ gibi ithamlarda bulunmayalım. İnanınız ki, bu anlaşmadan siz kârlı çıkarsınız” demiştim.

            Lâkin, aradan 18 yıl geçti ama hâlâ aynı zihniyet devam ediyor. Ne 18 yılı? Tam 98 yıl önce 1908’de bakınız Şâir Eşref ne demiş:

            “Dolanıp durma derûnumda yıkıl git

              Yoksa mürtecîdir diye seni ey gam ihbar ederim”

X X X

            İşte bu yüzdendir ki, son yüzyılda milletle devlet bir türlü barışık olmamış; ‘CHP+Ordu = İktidar’ formülü bir dayatma biçiminde zihinlerden silinmemiş; ‘sol’ rüştünü ispat edememiş, ‘sağ’ da kolaycılıktan kurtulamamıştır.

            Türkiye’nin önünde bunca mesele varken; fert başına düşen GSMH hâlâ dünya ortalamasının altında 4 bin dolarlarda bulunurken; Türkiye bütünlüğünü ve güvenliğini tehlikeye sokan yanıbaşındaki gelişmelere seyirci kalırken; irtica avcılarının ve muhataplarının hâlâ 1 metrelik bir beze takılıp kalması ve hayâlî ithamlarla ‘darbe tamtamları’nın çalınmaya başlaması, havsalının alacağı iş değildir.

            Birileri oturmuş, tesbit etmiş; hattâ Yargıtay Başsavcılığı’na da atıfta bulunarak AK Parti İktidarı’nın ‘irtica sicili’ni sıralamış;

            ·          Başbakan’ın AİHM’nin türban kararı üzerinde konuşurken ‘ulema’dan söz etmesi (Söylenmese daha doğru olacaktı ama bu sözün ‘bilirkişi’ anlamında kullanıldığı ve İslâm Hukuku kastedilmediği âşikârdır).

            ·          AK Partili bazı belediyelerin içki yasağı (Birkaç işgüzar ilçe belediyesinin hatâsı haricinde, bazı belediye tesislerinde on yıldır devam eden uygulamanın İran tipi bir yasaklamayla ilgisini kurabilmek için, ancak irtica avcısı olmak gerekir).          

            ·          Dışişleri Bakanlığı’nca TSE’den helâl gıda standardı tesbiti talebi (Uluslararası uygulamaya uyum sebebiyle yapıldı).

            ·          Üniversitelerde başörtüsü serbestisinin istenmesi (Din, vicdan ve öğrenim özgürlüğüne aykırı bu uygulamanın kaldırılmasını istemek, her vicdan sahibi aydının görevi olmalıdır).

            ·          Başörtülü kızların Çankaya Köşkü önünde Cumhurbaşkanı’na Kur’an vermek istemesi (‘Kamusal alan’ın dışındaymışlar ya!).

            ·          Cami çıkışında yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütü üyelerinin eylem yapması (Polisin ilk tereddütlü davranışı dışında, bunda iktidarın ne günahı var?)

            ·          Göztepe parkına cami yaptırılmak istenmesi (Çevrecilerin tepkisi neyse ama ‘cami’ ile ‘irtica’yı bir tutan zihniyete ne demeli?)

            Bir de son derece gülünç bazı ithamlar var: TBMM Başkanı Arınç’ın esprileri, eski Devlet Bakanı Güldal Akşit’in türban hakkındaki sözleri, Körfez ülkeleriyle ekonomik ilişkiler, Bakan eşinin ayrı masada yemek yemesi, bir parka rahmetli Prof. Dr. Esat Coşan’ın adının verilmesi ve Orman Genel Müdürlüğü’nün bir genelgesinde ‘Hamdolsun’ ibaresinin kullanılması...

X X X

            ‘İrtica avcıları’, Ghostbusters gibi komiklikler yaparak ortalığı bulandırırken, jakoben zorbalar kol geziyor ve CHP’li sosyal demokratlar, onun kadar sempatik olmasa da Don Aykroyd (Hayalet avcısı)’dan daha gülünç bir duruma düştüklerinin farkına varmıyorlar. Sağcılar ise, bu gidişle nasıl olsa topun kendi ayaklarına tekrar kolayca geleceğinden emin bir durumda bekliyorlar. hcelalguzel@yahoo.com

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ