Abdera’da Hıdırellesos

  

 

            Efendim, bildiğiniz gibi Eski Yunan’da, M.Ö. 6. yüzyılda tarih sahnesinde arz-ı endâm eden “Abdera Lâik Cumhuriyeti”, Anadolu’dan gelen Teos/Karaburun halkının kurduğu bir şehir devleti imiş. Teos halkı Anadolu’dan gelirken, Abdera’ya “Hıdırellesos” geleneğini de taşımış. Günümüzün en büyük tarihçisi, Heredot’un torunu İlberyus Ortaylus’tan edindiğimiz bilgiye göre; ünlü Antik Çağ tarihçisi Tukidides, Peleponnes Savaşlarının, bizim budala Abderalıların Hıdırellesos geleneği yüzünden çıktığını anlatır.

X X X

            Bahar âyinleri geleneğinin, M.Ö. III binin sonlarında Mezopotamya’da Ur şehrinde yapıldığını anlatan belgeler mevcutsa da, asıl görkemli merasimlerin Teos halkı tarafından yapıldığı; Abderalıların Hıdırellesos gününde hep beraber piknik yaptıkları, kebap pişirdikleri, yalancı dolma ve börek yiyerek pişpirik oynadıkları, Homeros’un İlyada adlı eserinde anlatılır. Hattâ, bir hayli palavracı olduğunu bildiğimiz Homeros, Paris’in Güzel Helen’i, böyle bir Hıdırellesos pikniğinde tavladığını ileri sürer.

            Abderalılar, Hıdırellesos gecesi ağaçlara bez bağlar, yiyecek kaplarını, ambarları, para keselerinin ağızlarını açık bırakır ve istediklerinin küçük bir modelini yaparak dilek dilerlermiş. Daha sonraki yüzyıllarda, gene Anadolu’dan Demre’li uyanık bir Aziz olan Nikola, Abderalıların Hıdırellesos âdetini çalarak kendisini “Noel Baba” diye Hristiyan âlemine yutturmuş.

X X X

            Sevgili Okuyucular, Abderal Kralı 10. Sezeryus, Hıdırellesos geleneğini hiç sevmez, Hıdırellesos gelince daima asık suratını iyice buruşturarak kendisini sarayına kapatırmış. Neden derseniz, Hıdırellesos ve ilkbahar yeşillikleri ona “İrticayus”u çağrıştırırmış. Hem de Hıdırellesos’ta özellikle turbanyusçu Abdera halkı pikniğe gider, antiturbanyusçular devlet lokallerinde kafayı çekerlermiş. Sezeryus da, yemyeşil otların arasında piknik yapan turbanyusçu Abderalı kadınları görünce sinir krizleri geçirirmiş.

            Tukidides, Sezeryus’un önce Pers İmparatoru 2. Bushos’u Kuzey Irakus’da pikniğe dâvet ettiğini, sonra da pikniğe gitmeyince Bushos’un küplere binerek Peleponnes Savaşlarını başlattığını anlatır.

X X X

            Çenesi düşük Homeros, M.Ö. 505 yılının 6 Mayısı’nda, Abdera’nın ünlülerinin dileklerini tesbit etmiş.

            Kral Sezeryus, penceresi, kapısı, hattâ bacası bile olmayan bir “Cumhuriyet Sarayı” dilemiş ve bunun bir modelini yaptırıp o sırada oturduğu “Çankayos” Sarayı’nın bahçesine gömdürmüş. Böylece, kendi “kamusalus alanus”una turbanyuslar ile vekil bürokratusları ve Abdera Senatosu’ndan gelen kanunları sokmamış olacakmış. Çünkü zavallı Sezeryus, veto yazısı yazmaktan artık yorulmuşmuş.

            Ampulosların Başkanı Başnâip Tayyibus ise, Sezeryus’un tam aksine, iki sene sonra geçmeyi düşündüğü “Cumhuriyet Sarayı”nın başka bir modelini yaptırarak Başnâiplik Konutu’nun bahçesine gömdürmüş. Bu modelde, sarayın her tarafı halka açık olup duvarları bile yokmuş. Sarayın tam ortasında Bursayos’taki Yeşil Türbeyus’a benzeyen kubbeli bir salon yükseliyormuş.

            Senato Başkanı Bülentus, muhtemelen güçlü bir krikos ya da sağlam bir kilitos istemiş. En budala Abderalı dahi, Bülentus’un Anayasa Mahkemos’unu kaldırmayı ve Başkanı Buminos’un ağzına kilitos vurmayı dilediğini biliyormuş. Buminos ve Abdera’nın Jakobenos’ları da boş durur mu? Onlar da, Ampulos Partisi’ni kapatmayı ve Generalyus’ları göreve çağırmayı dilemişler.

            Abdera’nın ünlü kurt politikacısı Demirelyus, “gençlik iksiri” dilemiş. Günisos Sokaktaki villasının bahçesine avuç avuç vitaminos hapları gömmüş ve kendisinden hâlâ hizmet beklediğini sandığı Abderalıların karşısına tekrar çıktığında, “Kurtar bizi Babayus!” diye bağırdıklarını hayâl edermiş. Lâkin, bizim Abderalılar doğrusu bu kadar da budala değillermiş...

            Okos’ların Başkanı müzmin muhalif Denyos, bahçesine Siteler’de yaptırdığı Başnâiplik koltuğunu gömmüş. Hıdırellesos’un, en çok bu dilek konusunda çâresiz kaldığı, geçmiş tecrübelerinden yola çıkan Abdera halkı için bir muammâ değilmiş. Ertesi gün, koltuğu gömdüğü yerden çıkardığında, sırtına iliştirilmiş bir not görmüş. Notta, “Sen önce Abderalıları sevmeyi öğren” yazılıymış. Denyos, o gece rüyasında Kral 2. İnonus’u görmüş. İnonus ona, “Seni ben bile kurtaramam Denyos. Sen hep Kurultayos bülbülü olarak kalacaksın” diyesiymiş.

X X X

            İşte böyle Sevgili Abderalılar, (Ay, affedersiniz okuyucular diyecektim). O gün bugündür, Hıdırellez gelince Abdera’nın Jakobenus’larını yeşil tutar. İlkbahar gelince, Mart kedileri gibi azarak olmadık şeyler söyler ve Hıdırellez sevincini hüzünle gölgelerler.

            Ne yapalım? 2500 yıllık husûmeti biz mi değiştireceğiz?!...

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ