Derin Devlet Masalı

  

 

            Şu “derin devlet” masalına hep gülmüşümdür. Her nedense bu tâbir bana, küçükken rahmetli nineciğimin “Öcü geliyor!” diye korkutmasını çağrıştırır. Cehaletle beslenen gizlilik, toplumların daima ilgisini çekmiştir. Televizyonlardaki mafya dizilerinin ilgi çekmesinin sebebi de budur.

            Bizim yazar çizer takımı, bu “derin devlet” masalına bayılır. Bunu çok iyi bilen politikacılar da, ilgi çekmek için derin devlet masalları anlatırlar ve gündemin başköşesine otururlar. Daha önce bir yazımda, “Ben, göz kırparak, gerdan titreterek her münasebetsizliği ‘derin devlet’ sözcüğüyle açıklayanlardan hoşlanmıyorum. Cehaletten doğan kolaycılığa, esrarengiz bir tebessümle iki tutam ‘komplo teorisi’ ilâve ettiniz mi, her problemi çözümleyen ‘derin devlet’ formülüne ulaşırsınız” demiştim.

            Bir zamanlar Ecevit, devletteki “kontrgerilla”dan söz etmiş ve ortalık toz duman olmuştu. Bütün bu gürültü patırtının ardından, önce, askerliğini yapmış olan herkesin bildiği, TSK’daki “özel harp birimleri”, sonra da İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü’ne bağlı fukara “sivil savunma teşkilâtı” çıkmıştı.

X X X

            Şimdi de Demirel, değerli gazeteci Yavuz Donat’a derin devleti “fevkalâde” esrarengiz bir şekilde anlatmış. Lâkin öyle bir üslûp kullanmış ki, neredeyse “Derin devlet yoktu da, biz mi var ettik?!” diyecek sanırsınız. Demirel, şöyle söylüyor: “Derin devlet içindekiler, yani normal zamanlarda belirli yetkileri kullanma durumunda olanlar, bir de bakarsınız, kurtarıcı haline gelmek isterler... Öyle hissederler kendilerini... Oysa kimse onlara görev vermemiştir”.

            Demirel’in beyanatı üzerine, büyük “kurtarıcı”lardan Evren Paşa da Demirel’i tasdik ederek, “Demirel(...) yönetimin zaaf sergilediği yerde, derin devletin kendiliğinden devreye girmiş olduğunu anladı... Doğrudur... Derin devlet vardır” diyor.

            Sevgili okuyucular, insaf ederek söyleyiniz: Bunun neresi derin devlet?... Buna bal gibi “darbe” denir. Her iki Sayın Cumhurbaşkanımız da lâfı evirip çevirerek “Kurtlar Vâdisi”nden seslenmesinler. İşte mal meydanda... Demirel’in kastettiği, “kimsenin görev vermediği kurtarıcılar”, 27 Mayıs, 12 Mart ve özellikle 12 Eylül’cüler değil mi? (28 Şubat’ı saymıyoruz; çünkü bu darbeyi bizzat kendisi desteklemiştir). Evren Paşa da 14. Lui edasıyla şişinerek “Derin devlet benim!” demeye getiriyor.

X X X

            Bendeniz, ömrümü devlet hizmetinde geçirdim. Devletin her kademesinde bulundum ve bürokrasinin tepe noktasında görev yaptım. Bu “Türkiye Cumhuriyeti Devleti”nin her kademesini avucumun içi gibi biliyorum.

            “Derin devlet” diye bir saçmalık yoktur...

            Ya ne vardır? Halkına, vatandaşına karşı dayatmada bulunan, kendi doğruları için milletin taleplerini hiçe sayan, gayrımeşrû müdahalelerle milletin iradesinin üzerine çıkan “darbeci bürokratik güçler” vardır. Daha önce de belirttiğim gibi, bu tarifin içine, her türlü darbeci cuntaları, halkı fişleyen “Batı Çalışma Grubu” gibi illegal yapılanmaları, hukuku siyasallaştırıp peşin hükümlü ideolojileri için adaletten ayrılan bazı yargı mensuplarını, mafya ile işbirliği içinde hukuk dışı operasyonlara giren emniyet ve istihbarat görevlilerini dahil edebilirsiniz.

            Lâkin bu darbeci güçler, asl⠓derinde” filân değildir. Ne yazık ki, Türkiye’deki demokratik rejimin “sathîliği” ve medyamızın “gizem tutkusu”, bu ayan beyan tabloyu halka “derin devlet” olarak takdim etmiştir. Halkımız da, devlet kuruluşlarının dayatmaları karşısında, sadakatla bağlı olduğu devletine toz kondurmamak için bu hayalî “derin devlet” masalına inanmayı tercih etmiştir.

X X X

            “Derin devlet masalı”, demokratik sistemimize zarar vermektedir. Apaçık ortada duran antidemokratik unsurları bir yana bırakıp, ne olduğu belli olmayan derin devlet masallarıyla uğraşmanın, bizi asıl teşhis ve tedaviden uzaklaştırdığı gözden kaçmaktadır. Bu yanılma bizi, “durumdan vazife çıkaran” antidemokratik müdahaleleri “hikmet-i hükûmet” olarak kabullenmekten öteye bir sonuca götürmez.

            Bırakınız derin devlet saçmalığıyla uğraşmayı da, devlet mekanizmasının neresi bozuksa, onu tamir etmeye çalışalım.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ