PKK’lı Başkanlar Derhal Görevden Alınmalıdır

  

            Ben bir demokratım. Hayatım boyunca demokrasiyi savundum. Bu uğurda hapis yattım. Daima seçilmişlerin atanmışlardan üstün olduğuna inandım. Herkesin düşüncesini hür bir şekilde ifade edebilmesinden yana oldum.

            Lâkin hiç bir demokratik devlet nizamında anarşi ve terör, insan hakları ve hürriyetleri çerçevesinde değerlendirilemez. Toplumlar, hukukun üstünlüğüne göre hazırlanmış kanunlarla idare edilirler.

            Türkiye’de ve bütün dünyada terör örgütü olarak kabul edilen ve en acımasız terör eylemlerini gerçekleştiren PKK mensubu veya destekçisi belediye başkanları, derhal görevlerinden alınmalıdır. Anayasa’nın 127. maddesine göre, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar görevden uzaklaştırma yetkisine sahiptir. 

            Bir belediye başkanının iki hüviyeti vardır. Birincisi ‘siyaset adamı’, ikincisi ise ‘kamu görevlisi’ hüviyetidir. Belediye başkanları, kamu görevlisi sıfatıyla eylem ve işlemlerinde dikkatli olmak mecburiyetindedirler. PKK militanı veya sempatizanı bir belediye başkanının, kendisine sunulan devlet imkânlarını ve yetkilerini, teröristleri desteklemek için kullanmasına aslâ müsaade edilemez.

            Bu durum demokrasiye aykırı değildir. Anayasaya göre mahallî idareler -yetkileri ne derece arttırılırsa arttırılsın- ‘özerk yönetimler’ gibi düşünülemez. Kaldı ki, özerk yönetimlerdeki yetkililer de terörü destekleme suçu işleyemezler.

X X X

            11 Ağustos 2004 tarihli yazımda, makam arabalarıyla terörist taziyetine giden belediye başkanlarının görevlerinden alınması gerektiğini ifade etmiştim. Eğer o zaman görevlerinden uzaklaştırılabilselerdi, geçtiğimiz haftadaki üzücü olaylar cereyan etmezdi. Yirmi ay önce, 17 Aralık’taki AB zirvesinin hesabını yapanlar, aslında istemeden de olsa teröre tâviz vermiş oldular.

            Son günlerde DTP mensubu belediye başkanlarının ve parti yöneticilerinin yaptıklarına bir bakınız:

            Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, PKK’lı teröristlerden bahsederek “Kaybımız 14’tü, 16 oldu” diyor ve PKK’lı olduğunu itiraf ediyor. Diyarbakır’daki terör olaylarını yönetiyor ve kışkırtıyor; yüzü maskeli teröristlerin ellerini sıkarak “Sizleri cesaretinizden dolayı kutluyorum” diyor. Büyük bir küstahlıkla Başbakan’ı, Diyarbakır’a gidip teröristler için taziyette bulunmaya çağırıyor. Makam arabasının üstüne çıkarak PKK bayrağı altında teröristlere sesleniyor.

            Batman Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan, terörist başı Öcalan için “Liderimizdir” itirafında bulunuyor.

            Hakkâri Belediye Başkanı Metin Tekçe, TBMM Araştırma Komisyonu’nda “PKK terör örgütü değildir” diyerek mensubu olduğu terör örgütünü savunuyor.

            Bu arada DTP Siirt il başkanı Murat Avcı da, “Katil Türk ordusu akıttığı kanın hesabını verecek. Halkımız tepki olarak çocuklarını okula göndermesin, esnaf kepenk kapatsın” diyor.

X X X

            İçişleri Bakanı Aksu, “Hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, bunun adı vatan ve insanlık hainliğidir” diye yerinde bir beyanat vermiştir. Bu vatan hainlerinin bir dakika dahi kamu görevinde bırakılması gafletten başka anlama gelmez.

            Çünkü:

            1. Bu defa da yerlerini korurlarsa, bundan sonra sıra daha ileri hamlelere gelecek ve telafisi zor gaileler açabileceklerdir.

            2. Devletin kanunları uygulamaktan çekinmediği herkese gösterilmelidir.

            3. Demokratik yönetimlerin zaafı, darbeci eğilimleri arttıracak ve Türkiye’yi daha büyük felaketlerin eşiğine getirecektir.

            4. Başbakan’ın da söylediği gibi, Türkiye’nin üniter yapısı üzerinde kimsenin oynamaya kalkışmasına izin verilemez. Milletimizin ve vatanımızın bütünlüğü her şeyden önce gelir. Değil AB’ye alınmamak, Batı camiasından tamamen dışlansak dahi, bu konuda zerre kadar tâviz vermeyiz.

            Bu gerçekler doğru değerlendirilmeli ve hiç vakit kaybetmeden gerekli tedbirler alınmalıdır.

ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ