Arkadaş Burası Türkiye!...

 

 

            Sözlüklere bakıyoruz; “Türkiye”, Türklerin yaşadığı ülke demek. “Türk” ise, Türkiye ile sınırlı kalarak yapılan tarife göre, “Türkiye cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse” diye tanımlanmış (Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu). Anayasa’nın 66. maddesinde de, “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” deniliyor. Böyle olunca da, “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür” hükmü (Anayasa, madde 3) tutarlı hâle geliyor.

            Bütün bu kabul görmüş hüküm ve târifler,  “Türk Kimliği”nin etnik bir farklılık ifade etmediğini, ülkedeki bütün nüfusu ihata ettiğini göstermektedir. Halbuki “ırk” ve “etnik” temele dayanan farklılıkların, hem “milleti” böleceği, hem de devletin bölünmez bütünlüğünü zedeleyeceği açıktır.

X X X

            Türkiye Cumhuriyeti Devleti, üniter (tekçi) yapıda bir millî devlet (ulus devlet)tir. 20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren Paris Şartı, AGİK ve benzeri milletlerarası gelişmeler “mikro kültürler” konusunda daha fazla serbesti tanıyor, ancak bu olgunun siyasî bütünlükleri sarsmamasına itina ediyordu.

            Daha sonra, “küreselleşme” konusundaki gelişmelerin “ulus devlet”in sonunu getirdiği iddia edildi. Küreselleşmenin, sermaye, ulaşım, haberleşme ve teknoloji konusunda çok büyük değişiklikler getirdiği inkâr edilemez bir gerçekti. Lâkin, diğer bir çarpıcı gerçek de, küreselleşmenin, ulus devletlerin millî menfaatlere dayalı politikasını hiç mi hiç değiştirmediği idi. Küreselleşmenin siyasî tesirinin en fazla olduğu AB câmiasında bile, millî devletlerin varlığını en sert şekilde devam ettirdiği biliniyordu.

            Diğer taraftan, federatif yapıdaki devletlerin dağılarak yerine ulus devletlerin kurulduğu gözleniyordu. Yugoslavya, Sovyetler Birliği gibi federatif devletler dağılarak küçülmüşlerdi. Hattâ ABD’de dahi güçlü ve merkeziyetçi yapıdaki devletin eyâlet sistemi tartışılmaya başlanmıştı. Yeni Anayasası ile kurulmaya çalışılan Irak Federasyonu’nun da, kısa zamanda dağılacağını söylemek kehanet olmayacaktı.

X X X

            İşte bu tahlillerden sonra, “ulus devlet”in öldüğünü söyleyerek “küreselleşme gerçeği”nin altını çizmenin ne mânâya geldiğini bilmemiz lâzımdır. Bunun anlamı, Türkiye’deki alt etnik kimliklerin mübalağalı ve uydurma istatistiklerle çoğaltılarak “özerk statülü bölgeler” kurulması ve “federatif” bir devlet yapısına gidilmesi ise, bu takdirde Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün muhafazası mümkün değildir. Bu şekilde bir devlet anlayışı, Türkiye’nin egemenliğini, bağımsızlığını ve bütünlüğünü; Türk Milleti’nin de hürriyetini kaybetmesine yol açar.

            Demokrasinin ve insan haklarının muhafazası da, millî devlet yapısında kolayca mümkün olabilir. Aksi takdirde, bölünmez bütünlüğünü kaybetmiş bir milletin siyasî iradesi de etnik parçalanmışlığın girdabına sürüklenerek ortadan kalkar.

X X X

            Bir ülkede etnik temelli bölünmüşlüğe sebep olacak tasarruf ve eylemler, o ülkeye ve halkına yapılmış en büyük kötülüktür. Türkiye’de ayrılıkçı-ırkçı Kürtçüler, etnik alt kimlik farkını kışkırtarak halkı bölücü emellerine âlet etmeye ve bir avuç PKK’lı teröristin eylemini halka yaymaya çalışmaktadır. Bu bakımdan Batman olayları, bir “isyan provası” hâlinde tertiplenmiş, son derece tehlikeli olaylardır. Olayların bölge halkına mal olmaması için güvenlik kuvvetlerinin fevkalâde hassas davranması ve terörist ile halkı ayırmaya çalışması lâzımdır.

            Ayrıca, Seferihisar, Maçka gibi, halkın teröriste karşı tepkisini aksettiren olaylarda da, dikkatli olunması ve terörist ile ayrılmaz bir parçamız olan Kürt kardeşlerimizin ayırt edilmesi gereklidir.

X X X

            Son olarak, cümle âlemin bilmesi ve hazmetmesi gereken şu hakikatleri sıralamak istiyorum:

            1. Bu ülke Türkiye’dir. Yani Türklerin yaşadığı yerdir; “Türk Vatanı”dır.

            2. Bu millet “Türk Milleti”dir. Etnik menşei ne olursa olsun herkes, bu milletin bir parçası olmayı idrak etmek mecbûriyetindedir.

            3. Bu devlet “Türkiye Cumhuriyeti Devleti”dir. Devletin tebası “Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları”dır.

            4. Bu devletin Bayrağı, beyaz ay yıldızlı al bayrak, “Türk Bayrağı”dır.

            5. Türk Milleti, bu değerlerini milyonlarca şehidin kanı pahasına elde etmiştir; hiç birisinden aslâ tâviz veremez.

            Herkes şunu iyi bilsin ki, lâf cambazlıklarıyla, gâfil aydınların desteğiyle, AB ve ABD’nin himayesine sığınarak bu esaslar konusunda tâviz almak isteyenler; karşılarında Türk Milleti’ni bulacaklardır.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ