Son Yüzyılın Reformu

 

            1968 yılı sonunda Devlet Planlama Teşkilâtı’na uzman yardımcısı olarak girdikten sonra, meslekî kariyerimi tamamladığım altı senelik dönemde, DPT’nin 5 yıllık planlarında ve yıllık programlarında iki ibare dikkatimi çekmişti: Birincisi, ‘yasal ve örgütsel düzenlemeler’; ikincisi, ‘sosyal güvenlik kuruluşlarının tek çatı altında birleştirilmesi...’

            Birinci ibarede kendisini bulan zihniyet, ne yazık ki hâlâ devam ediyor. Devlet hizmetlerinin iyileştirilmesi için yasaların ve örgütlerin arttırılması, çare olarak görülüyor. Sosyal güvenlik kuruluşlarının tek çatı altında birleştirilmesi ise, 40 yıl yazılıp çizildikten sonra artık uygulamaya konuluyor.

            Sosyal güvenlik alanında son yüzyılın en büyük reformu gerçekleştiriliyor.

X X X

            Sosyal güvenlik sistemimizin bütçeye yüklediği finansman açıkları, son 30 yıllık dönemde Türk ekonomisinin en büyük sorunu olmuştur. 1984’te Özal, aktuaryal dengenin  tamamen bozulduğunu görünce, itirazlara aldırmadan sigorta emeklilik yaşını arttırmıştı. Finansman açığını biraz da olsa kapamaya başlamışken, 1992’de DYP-SHP Koalisyonu ile iktidara gelen Demirel, her zamanki popülist tavrıyla, emeklilik yaşını 38’e düşürmüş; bundan sonra sosyal güvenlik kuruluşları iflas bayrağını çekerek milletin sırtına yük olmuşlardır. Düşünebiliyor musunuz? 20 sene çalışan bir sigortalı 40 sene emeklilik maaşı alabiliyor; devlet ayrıca bu suretle prim gelirinden de mahrum oluyor.

            Mesele sadece bununla da kalmıyor. Büyük bir bürokrasi ve kırtasiyecilik devam edip gidiyor. Sigortalıya maaş bağlanması aylar sürüyor. Emekliliğinin son altı ayında memurlar daha fazla emekli aylığı alabilmek için yüksek görevlere atanma kuyruğuna giriyorlar. Başkasının sağlık karnesini kullanmaktan tutunuz da ilaç suistimallerine kadar, her türlü yolsuzluk, mükerrerlik, usulsüzlük başını almış gidiyor. Çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarının emeklilikleri arasında bariz şekilde eşitsizlikler bulunuyor.

            Hülâsa, sosyal güvenlik, her bakımdan çıkmaz içinde bocalayıp duruyor.

X X X

            Yeni ‘Sosyal Güvenlik Reformu’, dört ana ayak üzerine oturuyor. Birincisi ‘tek çatı’; ikincisi ‘Genel Sağlık Sigortası’; üçüncüsü ‘bireysel emeklilik sigortaları’ ve dördüncüsü ‘sosyal yardımlar’.

            Buna göre; illerde ve büyük ilçelerde ‘Sosyal Güvenlik Merkezleri’ oluşturuluyor ve muhatap teke indirilerek zaman ve mekân tasarrufu sağlanıyor. E-Devlet projesinin en önemli uygulaması gerçekleştirilerek sosyal güvenlik ve sağlıkla ilgili bütün bilgiler dökülüyor. Sağlık karneleri kaldırılıyor. T.C. vatandaşlık numarasının kullanılacağı tek bir manyetik ‘Sigorta Kartı’ ile her türlü sosyal güvenlik, emeklilik ve sağlık işlemleri yürütülebiliyor.

            Statüye göre emeklilik yerine, bütün çalışma hayatı boyunca ödenen emeklilik kesenekleri ve çalışma süresi esası getiriliyor.

X X X

            Sosyal Güvenlik Reformu, geleceğe dönük uzun vadeli bir perspektifi olan modern bir yaklaşımla hazırlanmış. Bir taraftan, müktesep hak kuralına uyularak mevcut sisteme göre çalışanların hakları korunurken, diğer taraftan 2048 yılındaki durum gözönüne alınıyor.

            Programın yürürlüğe girmesinden itibaren ilk defa sigortalı olan kadın 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olmak ve en az 9 bin gün prim ödemek şartıyla yaşlılık aylığına hak kazanmış olacak. Emeklilik yaşı 2036’dan itibaren arttırılarak 2048 yılında 65’e çıkarılıyor.

            Türkiye’de hâlen ortalama ömür süresi (hayatta kalma ümidi) erkek için 67, kadın için 71 yaş olarak hesaplanmış. 2048 yılında bu rakamlar 76 ve 81’e çıkıyor. Bilim ve teknolojideki gelişmeler dikkate alınırsa, bu sayıların daha da artacağı tahmin edilebilecektir.

X X X

            Yıllardır gerçekleştirilemeyen ‘tek çatı’ özlemini ve ‘Genel Sağlık Sigortası’nı gerçekleştiren; bütün vatandaşları ‘sosyal güvenlik şemsiyesi’ altına sokan, ‘bireysel emekliliği’ ve sigortacılığı teşvik eden ‘Sosyal Güvenlik Reformu’, bu alanda son yüzyılın en büyük reformudur.

            Seçimlere en fazla birbuçuk yıl kala, her türlü popülist kaygıdan uzak kalarak hazırlanan bu reformu alkışlıyoruz. Muhalefet partilerinin ve sendikaların karşı koymalarına rağmen bu konuda cesaretle yoluna devam eden AK Parti İktidarı’nı kutluyoruz.

            Son olarak, bu reformda en büyük paya sahip olan, gösterişten uzak, sessiz sadasız, mütevazı hâliyle 3,5 yıldır çalışan, dürüstlük timsali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu’nu ve ekibini gönülden tebrik ediyoruz. .

ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ