Türkiye İyi Yolda

  

 

            Bugün 2005’in ilk günü. Arada suratını assa da, pırıl pırıl bir Ankara sabahına uyanıyorum. Pencereyi açıp bu mevsim için sıcak sayılabilecek havayı, sigaranın körelttiği ciğerlerime çekiyorum. Nazım Hikmet’in, “Yaşamak güzel şey be kardeşim” mısraı dudaklarımdan dökülüyor. Arkasından Cahit Sıtkı’nın, “Her mihnet kabulüm yeter ki/gün eksilmesin penceremden” deyişini hatırlıyorum. Bu enfes şiiri, üstâd Münir Nurettin Selçuk, mâhur makamında ne güzel bestelemişti.

            Penceremi kapatıp verdiği nimetler için Allah’a şükrediyorum.

            Ve, dilime yine bir şarkı takılıyor: “Hayat budur sevgilim, geçenler unutulur”.

X X X

            2000 yılına, yani 21. yüzyıla ve yeni binyıla (milenyuma) Ayaş Cezaevi’nde girmiştim. Bütün gece, o sırada mahkûmlar arasında pek sevilen Azer Bülbül’ün titreyen mustarip sesini dinlemek zorunda kalmıştım. 1 Ocak 2000 gününü ise, volta attığım yüksek duvarlarla çevrili küçük, beton döşeli avludaki biriken karları seyrederek geçirmiştim. Soğuk bir kış günüydü.

            O dönemde hâlâ 28 Şubatçıların borusu ötüyordu. Ne yazık ki, siyasallaştırılmış hukuk da onların emrindeydi. Aydınlar hapishaneleri dolduruyor; TCK’nın 312., 159. ve diğer maddeleri DGM’lerde, Ağır Ceza Mahkemelerinde kol geziyordu. Bugünün Başbakanı, o dönemde şiir okuduğu için cezaevine atılmıştı. Şimdi, kendisini cezaevine gönderen Devleti en iyi şekilde temsil ediyor.

            Ecevit’in başında bulunduğu koalisyon hükûmeti, siyasî istikrarsızlığın timsali gibiydi. Nitekim, 2002 Genel Seçimlerinde koalisyonu meydana getiren partilerin oy toplamı, yüzde 50,8’den yüzde 14’8 düştü.

            2001’de Türk iktisat tarihinin en büyük ekonomik krizi yaşandı. Türkiye bu yıllarda iflâsın eşiğine gelmişti.

X X X

            Benim hapishanedeki hücremde Azer Bülbül’ü dinleyip farelerle arkadaşlık etmemden bu yana sadece beş yıl geçti. 2002 Genel Seçimleri’nden sonra ise iki seneden iki ay fazla...

            Halkın büyük desteğiyle iktidara gelen AK Parti ve Erdoğan, iki yıl gibi kısa bir sürede Türkiye’nin çehresini değiştirdi. Tecrübesiz fakat iyi niyetliydiler. Bu arada bilerek, bilmeyerek bir çok hatâlar da yapmadılar değil. Lâkin, artık 2000 yılının “karanlık Türkiyesi”, yerini 2005’in “aydınlık Türkiyesi”ne bıraktı...

X X X

            2000 yılında, uluslararası dokümanlarda Türkiye’nin siyasî rejimi “militer demokrasi” olarak tanımlanırdı. Bugün, Türkiye’nin Kopenhag Siyasî Kriterleri’ni eksiksiz yerine getirerek demokratikleşmesini tamamladığı, milletlerarası plâtformlarda kabul ediliyor.

            2000 ve 2001 yıllarında Türk ekonomisi tam bir depresyon içerisindeydi. Menfî GSMH oranı ile küçülen bir ekonomi, yüzde 50’nin üzerinde enflâsyon, başını alıp giden faiz oranları ve her gün artış gösteren döviz kurları, bu depresyon tablosunun sadece birkaç alâmetiydi.

            2005’in ilk gününde bambaşka bir ekonomik tabloyu yaşıyoruz. Rekor seviyede büyüme hızı, tek hâneli rakamlara düşürülmüş enflâsyon oranı, birbiri arkasına kırılan ihracat rekorları, yüzde 20’lere çekilmiş faizler, bu yeni tablonun başarısı inkâr edilmez unsurlarıdır.

            Bugün artık, daha önce hayâl bile edilemeyen Yeni Türk Lirası uygulamasına başlanmıştır.

            2005’in Türkiyesi, dış politikada dünyanın odaklandığı bir ülke hâline gelmiştir. Önceleri kapısından kovulduğumuz, uzaktan dahi seyredemediğimiz AB’ye giriş müzakereleri bu yıl başlıyor.

X X X

            Tabiatıyla her şey güllük gülistanlık değil... Demokrasinin oturtulması için de, ekonominin rahatlaması için de, AB’ye tam üye olabilmek için de, daha yiyeceğimiz fırınlar dolusu ekmek var.

            Lâkin, Türkiye iyi yoldadır.

            Aşık Veysel, sadık yâri kara topraktan bize sesleniyor:

                        “Uzun ince bir yoldayım

                          Gidiyorum gündüz gece

                          .......................................

                          Yetişmek için menzile

                          Gidiyorum gündüz gece,

            Türkiyemiz’in menziline en kısa zamanda yetişmesini diliyorum.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ