Peki “Yiğidin Hakkı” Ne Olacak?

 

 

            Tamam, geliniz hep beraber “yiğidi öldürelim”. Kendisine en fazla destek verenlerin de artık yazıp çizdiği gibi, “yiğidin” pek çok hatâsı var:

            1. Irak tezkeresinde başarılı olunamamış ve ABD ile ilişkilerimizin, bir daha telâfi edilemeyecek şekilde bozulmasına yol açılmıştır.

            2. AB politikasında 17 Aralık’tan sonra gevşeme meydana gelmiş ve baş müzakereci hâlâ seçilememiştir.

            3. TCK ve CMK’da hatâlı davranılmış; “zina” konusunda olduğu gibi lüzumsuz tartışmalara sebep olunmuştur.

            4. Reformlar ve yeniden yapılanma konusunda gecikmeler ortaya çıkmış; üçte ikilik çoğunluk elde edilmişken “Yeni Anayasa” hazırlanmamıştır.

            5. Basınla ilişkiler bozulmuş; bu konuda lüzumsuz tepkiler ortaya konulmuştur.

            6. Yönetimde dar bir kadro dışına çıkılamamış; Bakanlar Kurulu, TBMM Grubu, Parti ve teşkilât dışlanmıştır.

            7. Lider, kendisine ulaşılamayan kişi durumuna gelmiş; kendi grubuyla, partisiyle ve halkla ilişkileri kopmuştur.

            8. Milletvekilleriyle münasebetlerde gereksiz sertlik gösterilmiş ve Grup Yönetimi’nde başarılı olunamamıştır.

            9. Bürokratik kadrolaşmada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ve sınırlı bir ekibin dışına çıkılamamış; ehliyet ve liyakata itina edilmemiştir.

            10. Parti kadroları da, Özal’ın ANAP’ında olduğu gibi herkesi kucaklayabilecek bir zenginliğe kavuşturulamamış; merkez/merkez-sağ yapıdaki bir “muhafazakâr demokrat” partinin teşkilâtı olma yükünü taşıyamamıştır.

            11. Ankara’dan, işleri aksatacak şekilde uzak kalınmıştır.

X X X

            Tenkit kolaydır. Masanızın başına geçer; çayınızı, kahvenizi yudumlayarak bol bol ahkâm kesebilirsiniz. “Yiğidi” kolayca öldürebilirsiniz. O, dünyanın her tarafında Evliyâ Çelebi gibi dolaşırken; gece yarılarına kadar Türkiye’yi tanıtmak, ihracatını arttırmak, “merkez ülke” olmanın şuurunda “küresel bir ülke”nin temsilcisi gibi uğraşırken; siz O’na “Afrika’da ne işin var Tarzan?” diye seslenebilirsiniz.

            O, iyi kurulamamış bir mekanizmanın çarklarını tek tek çevirmek için yırtınıp durmuş; kimseyi gücendirmemek için bazen çok da gerekli olmayan törenlere vakit ayırmak zorunda kalmış ve daha önemli bazı sorunları ihmal edebilmiştir.

            Aslında “yiğidin” tek kabahati “samimiyeti” ve gerçek bir “insan olması”dır. O, bildiğimiz samimiyetsiz, riyakâr, taş kalpli, duygusuz politikacılardan değildir. Bizden birisi gibi “gülmeyi”, “ağlamayı”, “sevinmeyi”, “üzülmeyi” ve “kızmayı” biliyor. “Sevgisi” de, “tepkisi” de tamamen içtendir.

            Halbuki, ey koca “yiğit”, bu siyaset arenasında bizim gibi samimî ve gerçek insanlar halkın sevgilisi olurlar ama kolayca da harcanırlar...

X X X

            Peki, ya “yiğidin hakkı” ne olacak?... Birazcık insaf sahibiysek “yiğidin” hakkını da veririz. Bakınız, 2,5 yılda “yiğit” ve arkadaşları neler yapmışlar:

            1. “Yiğit”, bir sene önce kurduğu partisini tek başına iktidara getirmiş; neredeyse üçte ikilik çoğunluğa tekabül eden 363 milletvekili O’nun sâyesinde seçilmiştir.

            2. “Yiğit”, dirayetli Genelkurmay Başkanı’nın da büyük katkısıyla, Türkiye’yi 28 Şubat girdabından çıkarmış ve Anayasal dengeyi önemli ölçüde tesis etmiştir.

            3. “Yiğit”, Türkiye’de görülmemiş bir “demokratikleşme” hareketini 30 aylık icraat dönemine sığdırmayı başarmış ve yabancıların tâbiriyle bir “sessiz devrim” gerçekleştirmiştir.

            4. “Yiğit”, Türkiye’de ilk defa “aktif dış politika” uygulaması başlatmış ve kısa zamanda bütün dünyayı dolaşmıştır.

            5. “Yiğit”, dış politikada kangrenleşmiş meselelerin üzerine cesaretle gitmiş ve Türkiye’nin 40 yıllık hayali AB’ye girme yolunda başarılı neticeler almıştır.

            6. “Yiğit”, 30 yıldır ortalığı kasıp kavuran “enflâsyon canavarı”nın sırtını yere getirmiş ve fiyat artışlarını tek hâneli rakamlara indirerek YTL uygulamasını başarıyla gerçekleştirmiştir.

            7. “Yiğit”, ekonomide çok başarılı olmuş; Türkiye’ye yüzde 10’luk büyüme hızı kazandırmış; ihracatı ikiye katlamış ve faizleri dörtte bir seviyesine indirmiştir.

            8. “Yiğit”, tevarüs ettiği mahdut malî kaynaklarla yatırımları ve üretimi hızlandırmıştır.

            9. “Yiğit”, yolsuzluklarla mücadele etmiş; bu konuda ilk defa O’nun devrinde netice alınmaya başlamıştır.

            10. “Yiğit”, sosyal yardımlaşma, eğitim, sağlık gibi sosyal konularda, gelir dağılımını iyileştirici adımlar atmış ve halkın yaralarına sarmaya çalışmıştır.

            11. “Yiğit”, başta “idarî reform” olmak üzere bir çok alanda önemli reformları hazırlatmış ve bir kısmını uygulamaya geçirmiştir.

X X X

            Lâkin, kafanızı “yiğide” taktıysanız, O’nun başarılarına birer kulp bularak hakkını vermek istemezsiniz. Size göre; ekonomide bazı gelişmeler olmuştur ama borçlar artmıştır ve işsizlik sorunu vardır. Bu sorunlarda, önceki döneme göre kaydedilen olumlu gelişmeleri de görmezlikten gelirsiniz, olur biter... Meselâ, sigortalıların ilâç sorunu çözülmüştür ama bu sizin için önemli değildir, üç gün süren kargaşa daha mühimdir.

            “Yiğit”, evine Türk Bayrağı asar, O’nu ırkçı ve şoven ilân edersiniz; başörtülü kız öğrencilerle görüşür, derhal “lâiklik” elden gidiyor, diye feryât edersiniz. Meselenin aslı şudur: Siz “yiğidi” ve O’nun içinden çıktığı halkın değerlerini sevmiyorsunuz.

X X X

            Biz, “yiğidi” öldürüp hakkını verenlerdeniz.

            Halka göre ise, “yiğit” henüz ölmedi. O’na halkın verdiği mühlet devam ediyor. ...

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ