Azerbaycan’da Seçim mi, Devrim mi?

 

            Bu Pazar günü “Can Azerbaycan”da “Parlamento Seçimleri” yapılıyor. Bu seçimlerle Azerbaycan tarihî bir dönemeçten geçecek. Eğer Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in vâdettiği gibi, bu seçimler âdil bir şekilde yapılacak olursa, Azerbaycan Parlamentosu’ndaki sandalyelerin çok büyük bir ekseriyeti muhalefet partileri tarafından kazanılacak. Bu takdirde, Aliyev 3 yıl daha Cumhurbaşkanı olarak kalabilecek fakat eskisi gibi totaliter güce sahip olamayacak. Böylece demokratik rejime üç yıllık bir uygulama neticesinde tedricen ve çatışmasız bir şekilde erişilebilecek.

            Eğer Aliyev sözünde durmaz da, 2003’teki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olduğu gibi zor kullanarak baskı altında sahte bir seçim yaptırırsa, Azerbaycan’da en geç 1 sene içinde “turuncu devrim” yapılacak demektir. Bu durumda, muhalefet sertleşecek, dikta güçleriyle halk arasında çatışmalar artacak ve sonunda Aliyev ve ekibi çekilip gitmek zorunda kalacaklardır.

X X X

            Azerbaycan’da, demokrasi cephesini oluşturan en güçlü siyasî partinin meydana getirdiği “Azadlık Bloku”nun, âdil şartlarda yapılacak seçimlerde yüzde 80’lere varan bir oy oranına ulaşacağına muhakkak nazarıyla bakılıyor. Azadlık Bloku, Başkanlığını Ali Kerimli’nin yaptığı “Halk Cephesi Partisi”, Başkanlığını İsa Gamber’in yaptığı “Müsavat Partisi” ve Başkanlığını Resul Guliyev’in yaptığı “Demokrat Parti”nin seçim işbirliği neticesinde kurulmuş ve Azerbaycan halkının güvenini sağlamış bulunuyor.

            2003 Başkanlık seçimlerindeki rezalet, başta AGİT olmak üzere bütün tarafsız gözlemcilerce tesbit edilmiş ve bu seçim komedisi, Türkiye ve Rusya haricinde bütün dünya tarafından kınanmıştı. Bu defa, dünyadaki demokratik çevreler tüm projektörlerini 6 Kasım Seçimlerine yöneltmiş durumdalar. Türkiye dışındaki bütün ülkelerin gözlemcileri görev başındalar (Yazımız yayınlandığı sırada Türk müşahitlerin de gitmiş olacağını tahmin ediyoruz).

            Seçimlerin hakka ve hukuka uygun bir şekilde yapılabilmesi için, özellikle ABD’nin Azerbaycan Büyükelçisi Rino Harnis’in çok aktif bir faaliyet içinde olduğu görülüyor. Bu gayretler sonucunda, âdil seçim yapılabilmesi için faydalı olabilecek “exit pool sistemi” (oylama çıkışında soru) ve “parmak boyama” uygulamasının kabul ettirildiği müşahade ediliyor.

X X X

            Lâkin, bütün bu tedbirlere rağmen, kendileriyle görüştüğümüz tarafsız gözlemciler, 6 Kasım Seçimleri’nin hukuka uygun şekilde yapılacağına pek ihtimal vermiyorlar. Halk arasında “Boz Kardinal” lâkabıyla bilinen Aliyev’den sonraki ikinci adam olan Ramiz Mehdiyev’in, seçimde tesirli olacak bürokratik güçlere ve seçim memurlarına “Bildiğinizi yapın!” emrini verdiği, kulaktan kulağa yaygın bir söylenti hâlinde. İktidarının zayıflayacağını düşünen Aliyev’in de, bu zorbalığı görmezlikten geldiği söyleniyor. Kısaca, Azerbaycan’da eski Sovyet usulleri hâlâ devam ediyor ve seçim komisyonları henüz bağımsız değiller.

            Her geçen gün diktanın baskılarını arttırdığı görülüyor. Nitekim geçtiğimiz hafta, Azadlık Bloku’na dahil olan partilerden Demokrat Parti Başkanı Resul Guliyev’in Ukrayna’dan Azerbaycan’a gelmesine izin verilmedi. Bunun için âdeta bir güvenlik ordusu seferber edildi. Ayrıca, Azerbaycan’ın çok sevilen bir ziyalısı (aydını) olan, eski Akademi Başkanı Prof. Dr. Eldar Salayev, ağır hasta ve 72 yaşında olmasına rağmen tutuklandı.

            Seçmene gözdağı vermek için yapılan bu ve benzeri olaylar üzerine, uluslararası insan hakları kuruluşu Human Rights Watch, seçimlerin sahte olacağı şeklinde bildiri yayınladı. Amerikan Millî Demokrasi Enstitüsü de, seçimlerde gözlemcilikten çekildiğini ilân etti.

X X X

            Muhalefet sözcüleri, Türkiye’den taraf olmayı beklemiyorlar. Ancak, “2003’teki gibi olmasın; Türkiye’nin imajı tekrar bozulmasın” diyorlar.

            Daha önce de yazdığımız gibi, Türkiye bu defa aktif şekilde ağırlığını demokrasiden yana koymalı ve İlham Aliyev’i âdil bir seçim konusunda ikna etmeye çalışmalıdır. Aksi takdirde, yakın gelecekte Azerbaycan üzerindeki tesirini iyice kaybetmeye başlayacaktır.

            Aliyev ve hempaları, akıllarını başlarına alıp zorbalıktan vazgeçmezlerse, bu defa seçimler uluslararası câmia tarafından hiç bir şekilde tanınmayacaktır. Sahte seçim sonuçları ilân edildiğinden itibaren “turuncu devrim”in başlangıç gongu vurulmuş olacaktır. Bundan sonra da ABD tarafından desteklenen bir demokratikleşme süreci başlayacaktır.

X X X

            Türkiye’nin hâlâ, kardeş Azerbaycan halkının çatışmasız ve kansız bir şekilde demokrasiye ulaşabilmesi için gerekli teşebbüslerde bulunabilecek vakti vardır.

 
 
ANA SAYFA YAZILAR GENEL LİSTESİ 2005 YILI YAZI LİSTESİ